ANTALYA
ANTALYA'YA GELEN TURİST SAYISI 8 MİLYONU AŞTI
SUÇ ÖRGÜTÜ OPERASYONUNDA 14 KİŞİ YAKALANDI
SUÇ ÖRGÜTÜ OPERASYONUNDA 14 KİŞİ YAKALANDI
VALİ ARSALNTAŞ ‘İŞİMDEYİM, GÜVENDEYİM PROJESİ’ TOPLANTISINA KATILDI
VALİ ARSALNTAŞ ‘İŞİMDEYİM, GÜVENDEYİM PROJESİ’ TOPLANTISINA KATILDI
AK PARTİ MERKEZ İLÇE MUHTARLAR İLE BULUŞTU
AK PARTİ MERKEZ İLÇE MUHTARLAR İLE BULUŞTU
ÇARPICI FAİZ İNDİRİMİ VE BÜYÜME YORUMU: HEDEF ERKEN SEÇİM
ÇARPICI FAİZ İNDİRİMİ VE BÜYÜME YORUMU: HEDEF ERKEN SEÇİM
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !
Dünya Çocuk Hakları Günü Etkinlikleri
Dünya Çocuk Hakları Günü Etkinlikleri
Vali Hasan Şıldak’tan Vatandaşla Buluşma Toplantısı
Vali Hasan Şıldak’tan Vatandaşla Buluşma Toplantısı
Yazı Detayı
13 Temmuz 2021 - Salı 16:35
 
Dolar mı Onur mu…
Prof. Dr. Kamil GÜNGÖR
gungor72@hotmail.com
 
 

Faiz mal ya da hizmetin değil, paranın satışıdır. Oysa asıl olan ve değişime konu olan şey para değil, mal ya da hizmettir. Üstelik günümüz bankacılık sisteminde aynı para başta kredilendirme olmak üzere bir dizi yöntemle defalarca satılmakta-kullandırılmaktadır (kaydi para). Bu yüzden hiçbir banka fon sahiplerinin tamamına ilişkin parayı bankada bulundurmaz. Herkes parasını çekmek istese mesela; banka kasasında herkesin borcunu ödeyecek para yoktur. Bu yüzden de bankaların rutin para hareketlerini takip etmek için bankada belli bir karşılık bulundurmaları zorunluluğu vardır (zorunlu karşılık, munzam karşılık). Merkez bankalarında olması gereken zorunlu kısma ise disponibilite (oranı) denir.

 

Bütün bu güvenceler ve devlet garantileri olağan zamanlarda bankacılık sisteminin devamına izin verir. Zira; bu tür sınırlamalar olmasa bankaların teorik olarak sınırsız kredi verebilme imkânı vardır. Ayrıca da ilk etapta düşünülenin aksine bankalar faizle çalışsa da verilen bu borçların önemli bir kısmı yatırıma gider. Hepsi karşılıksız kalmaz yani... Buna kamu bankaları daha da ihtimam gösterir. Banka alacakları geri döndüğü sürece de çark kendi içerisinde döner.

 

Faiz malum öteden beri var olan bir olgudur. Ticaret ve zenginlik ile para da öyle... Her birinin de bir başlangıç tarihi var elbet... Ancak geçmiş dönemlerde kişi zengin olsa bile, bu zenginliğin bir yerlerde genellikle para ya da mal şeklinde bir karşılığı vardı. Faiz olduğu zamanlarda ise para (altın-gümüş gibi olduğundan) kişiye verilir, kendisinden belli bir süre sonra faiziyle birlikte alınır ya da ek faizle vade uzatılırdı. Yani bugünkü gibi 'hesabi' olarak paranın defalarca borç verilmesi söz konusu olmaz-olamazdı. Nereden nereye gelindiğine siz karar verin artık...

 

Konu kapitalizmle perçinlenince, sermaye temelli belli ellerde toplandı. İşverenin insafına büsbütün bırakmamak için de devletler işverenlere çeşitli güvenceleri zorunlu hale getirdi. Yani sizin anlayacağınız, milyonlarca çalışan devletin koruması ile ancak belli bir standartta (asgari ücret) hayatını devam ettirebilmektedir.

 

Faiz her şekilde kötüdür ama, ilk şekliyle bile, yani bir kere borç vermek şeklinde, uygulansa bugünkü devasa problemler çıkmaz. Hatta sadece yatırımlar desteklense, yine faiz olmaktan çıkmaz ama kendi içerisinde sonuç da verir. Bir başka deyişle sorun büyük ölçüde karşılıksız verilen kısımla ilgilidir. Özellikle sanayi devriminden sonra bankacılık sisteminin yatırımı destekleme amacı birinci sırada idi ama gerek lobi baskısı gerek siyasetçilerin popülizmi konuyu bugünkü noktaya taşımıştır.

 

Karşılıksız verilen para zaman içerisinde üretimi değil tüketimi fonlamaya başlamıştır. Üretimin gerek ülke içerisinde, gerekse de uluslararası düzeyde belli kesim ve devletlerin tekeline geçmesi, çok geniş bir çalışan kesimim doğmasına, daha doğrusu makus talihe rızadan başka imkan vermemektedir. Bir yandan da yine ülke içerisinde ve uluslararası düzeyde aç-açık ve korumaya muhtaç milyarlar ortaya çıkmaktadır. Devletler de sosyal devlet adı altında ve zenginlerin servetlerine vergi vasıtasıyla el koyarak onlardan aldığını ihtiyaç sahiplerine dağıtmaktadır ama, bu insan onurunu koruyabilecek seviyede değildir. Zira bu şekilde gerçekte insana dair olan, yani özgürlükler devredilmektedir. Oysa özgürlük devletlerin bağımsızlığı gibidir. Bağımsızlığı olmayan bir toplum devlet olamayacağı gibi, özgürlüğü olmayan bir insan da onurlu olamaz.

 

Faizin olmadığı bir ortam belki bu kadar zenginlik sunmaz ama insanlar kendilerine ilişkin olanın, yani özgürlüğün sahibi olurlar. Bu sayede sadece sermaye kesimi değil, herkes bir şeyler üretmek ve pazarlamak için zihinsel çaba içerisinde olacağı için yukarıda bahsi geçen abartılı zenginlikler olmayacak, zenginlik doğal süreci içerisinde paylaşılacaktır. Böyle bir durum kaynak israfının da önüne geçecektir. Zira mevzubahis sermaye çevreleri akla hayale gelmedik yöntemlerle kişilerin tasarruflarına el koymaktadır. Bir yandan tüketim kültürü oluşturmak suretiyle, bir yandan da kredi vererek...

 

Bunun muhtemel ki şöyle bir sonucu da olacaktır. İnsanlar iş aramak için bulundukları mekânı terk etme gereği hmeyeceklerinden, şehirleşmenin getirdiği, trafik, gürültü, hava kirliliği, kültürel dejenerasyon ve gettolaşma gibi uzun vadeli negatif sosyal, hatta siyasal olumsuzluklar da bertaraf edilecektir.

 

İnsan fıtratındaki kötü yan olan ihtiras körüklenmeyeceğinden, global kimi sorunlar da önlenebilir olacaktır. Bunların başında sömürgecilik gelmektedir. Kendi kaynaklarını yeterli görmeyen ve gücü elinde bulunduran kimi devletler geçmişte doğrudan, günümüzde de dolaylı bir şekilde bu çarkı işletmeye devam etmektedirler.

 

Geçmişte zorla köleleştirilen insanlar, bugün bir yandan ellerinde bulundurdukları güçlü ordularla, bir yandan da gerçekte kendi çıkarlarına hizmet eden, piyasa ekonomisi, serbest ticaret, liberalizm gibi ekonomik; demokrasi, insan hakları gibi siyasi zorlamalarla bu ülkelerin işleyişine müdahale etmektedirler. Bir başka deyişle kölelik ya da mandacılık kalkmadığı gibi devlet düzeyine taşınmıştır. Sözgelimi bugün çoğu Arap ülkesindeki enerji kaynakları düzeni kuran ülke şirketleri tarafından işletilmektedir. Görünüşte serbest ticaretin bir gereğidir ama serbest ticaretin kuralını da kendisi koymuştur ve bugün itibariyle lehine işlemektedir. Hammadde kaynağı elinde olan ülkelerden herhangi birisinin; 'Efendim, ben artık kendi teknolojimi geliştirdim, size ihtiyacım kalmadı, kendim çıkarıp pazarlayacağım' diyebilme güç ve kabiliyeti yoktur. Nitekim bu konuyu pazarlık masasına koyan Kral Faysal'ın akıbeti hiç de iyi olmamıştır.

 

Bu aç gözlülük yeryüzündeki dengeyi de bozmaktadır. Nitekim 'haddi aşan', ‘yaratılış düzenine müdahale eden’ insanlık, bizzat kendi eliyle kendi sonunu hazırlamaktadır. Zira akla hayale gelmedik çevre sorunları ve hastalıklar bir yana; dünyayı defalarca yok edecek kitle imha silahlarını yine insan bizzat kendisi üretmiştir. Bakın faiz bizi nerelere götürdü.

 
Etiketler: Dolar, mı, Onur, mu…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
04 Ekim 2021
Din Yobazı-Fen Yobazı
20 Eylül 2021
Zihinsel Sömürge
14 Eylül 2021
İdeal Devlet
30 Ağustos 2021
Birleşmiş Beşler
16 Ağustos 2021
AMERİKA’NIN MEDYA GÜCÜ-IV
09 Ağustos 2021
Amerika’nın (Doların) Gücü-III
02 Ağustos 2021
Amerika’nın (Doların) Gücü-II
26 Temmuz 2021
Amerika’nın (Doların) Gücü
06 Temmuz 2021
Doğu Türkistan - III
28 Haziran 2021
Doğu Türkistan-II
21 Haziran 2021
DOĞU TÜRKİSTAN
07 Haziran 2021
DÜŞÜNEN İNSAN
17 Mayıs 2021
Kuzeyden Gelen Arslan-2
11 Mayıs 2021
Kuzeyden Gelen Arslan
03 Mayıs 2021
DÜŞÜNEN İNSAN
26 Nisan 2021
Kripto Müslümanlık-II
19 Nisan 2021
Kripto Müslümanlık
05 Nisan 2021
Görev Tanımı
22 Mart 2021
Kapitalizm: Özgürlük mü Kölelik Düzeni mi-2
15 Mart 2021
Kapitalizm: Özgürlük mü Kölelik Düzeni mi
08 Mart 2021
28 Şubatın Eko-Politiği-2
01 Mart 2021
28 Şubatın Eko-Politiği
17 Şubat 2021
Tanrıça
08 Şubat 2021
Neşter
01 Şubat 2021
Siber Vatan
25 Ocak 2021
Devlet Aklı-2
18 Ocak 2021
Devlet Aklı
04 Ocak 2021
Teknoloji 1, İnsan 0
22 Aralık 2020
Elma Şekeri
08 Aralık 2020
Akıl Dincilerinin Akılsızlığı
30 Kasım 2020
Kuzey Kore
24 Kasım 2020
Memleket Meselesi
26 Ekim 2020
Fikri İktidar
06 Ekim 2020
GÖNÜL YARASI
21 Eylül 2020
Muhalefet mi Hakikat mi
14 Eylül 2020
KÜRESEL - KÜLTÜREL SOYKIRIM
24 Ağustos 2020
GÜÇLÜ KADIN
04 Ağustos 2020
Ateizme Giden Yol
27 Temmuz 2020
AJAN...
06 Temmuz 2020
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
29 Haziran 2020
KURBAN
22 Haziran 2020
AYASOFYA-II
15 Haziran 2020
AYASOFYA
08 Haziran 2020
VEFA…
01 Haziran 2020
ŞARTLANMIŞLIK
18 Mayıs 2020
VAH Kİ NE VAH...
11 Mayıs 2020
KRİZ FIRSATÇISI FETÖCÜLER
04 Mayıs 2020
DİNAMİT...
27 Nisan 2020
CİNSEL İSTİSMARCILAR
13 Nisan 2020
DİKTATÖR
06 Nisan 2020
DIŞ GÜÇLER
30 Mart 2020
PUSUDAKİ ULUSALCILIK
23 Mart 2020
SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI…
16 Mart 2020
BU DÜŞÜŞ NEREYE…
09 Mart 2020
SOYGUN (28 ŞUBAT) SÜRECİ
02 Mart 2020
SURİYE KRİZİ ÜZERİNE...
24 Şubat 2020
TEK ADAM…
17 Şubat 2020
KANGREN…
10 Şubat 2020
TELKİN…
03 Şubat 2020
VİRÜS
28 Ocak 2020
DEVLET AKLI
20 Ocak 2020
OTO...
13 Ocak 2020
KATİLİNE AŞIK OLMAK
06 Ocak 2020
FİTNE ATEŞİ VE BENZİN
30 Aralık 2019
BÜROKRATİK OLİGARŞİ
16 Aralık 2019
GÖNÜL COĞRAFYASININ GÜCÜ
09 Aralık 2019
MASUMİYET Mİ ZAAFİYET Mİ…
01 Aralık 2019
POLİTİK BAKIŞTAKİ SAKATLIK
25 Kasım 2019
YERLİ VE MİLLİ DURUŞ
18 Kasım 2019
BÜYÜK YANILGI
11 Kasım 2019
ZUHURAT...
04 Kasım 2019
ÖZGÜRLÜK YA DA HUZUR
21 Ekim 2019
ZOR OYUNU BOZAR MI
14 Ekim 2019
SESSİZ ÇIĞLIK
07 Ekim 2019
‘OKU’MA…
01 Ekim 2019
Haraç mı Azaldı Yoksa Bağımsızlık mı Arttı
23 Eylül 2019
PAYLAŞMANIN GÜCÜ
09 Eylül 2019
KÜRESEL DÜŞÜN, YEREL ÇÖZ
19 Ağustos 2019
Mücahitlikten ‘Müsaitliğe’ Giden Yol
29 Temmuz 2019
BAŞKALARININ ACISI
22 Temmuz 2019
BATI(L) MEDENİYET(İ)…
08 Temmuz 2019
KADIN ERKEĞE EŞİT Mİ OLMALI…
01 Temmuz 2019
MURSİ…
17 Haziran 2019
K.A.D.E.M.
10 Haziran 2019
İTİBAR SUİKASTI
20 Mayıs 2019
SEFERE TALİP OLMAK
13 Mayıs 2019
BÜYÜK YANILGI
08 Mayıs 2019
ÖFKE
29 Nisan 2019
SEFER…
15 Nisan 2019
SIĞ DÜŞÜNCE
08 Nisan 2019
ŞAH-MAT
01 Nisan 2019
‘OLAN’DAKİ HAYIR
25 Mart 2019
BEKAA
29 Ekim 2018
EĞİTİMDE ALGI YANILMASI
22 Ekim 2018
YUMUŞAK GÜÇ (GÖNÜL COĞRAFYAMIZ)
15 Ekim 2018
AJAN RAHİP
08 Ekim 2018
McKinsey
01 Ekim 2018
YERLİ-MİLLİ
24 Eylül 2018
KRİZ Mİ DEĞİL Mİ
17 Eylül 2018
YAHUDİLER (Küresel Haydut)
10 Eylül 2018
YAHUDİLER (Biz Bitti Demeden Bitmez)
27 Ağustos 2018
Yahudi Yerleşimciler-2
11 Ağustos 2018
DOLARIN ATEŞİ
30 Temmuz 2018
Yahudi Yerleşimciler
23 Temmuz 2018
YAMAN ÇELİŞKİ
16 Temmuz 2018
AHTAPOT
11 Haziran 2018
ALTI DEĞER
03 Haziran 2018
BÜYÜK ÜLKE REFLEKSİ
21 Mayıs 2018
SİYASET Mİ POLİTİKA MI?
15 Mayıs 2018
Piramit Medeniyeti
07 Mayıs 2018
ZOR ZAMANDA KONUŞMAK
30 Nisan 2018
Öğrenilmiş-Öğretilmiş Çaresizlik
25 Nisan 2018
BASKIN (SEÇİM)
09 Nisan 2018
BÜYÜK TEHLİKE
02 Nisan 2018
Oligarşinin Tunç Yasası
26 Mart 2018
KORKU EŞİĞİ
19 Mart 2018
Oltanın Ucundaki Solucan…
05 Mart 2018
28 ŞUBAT (İKİNCİ YAZI)
28 Şubat 2018
HESABI SORULAMAYAN 28 ŞUBAT
19 Şubat 2018
DERSHANELERİN KAPATILMASINA DAİR EKONOMİK BİR YORUM...
06 Şubat 2018
FAŞİZM – FANATİZM - 2
30 Ocak 2018
FAŞİZM - FANATİZM…
15 Ocak 2018
Medeniyet Perspektifi
08 Ocak 2018
KÖLELERİN ONURU
01 Ocak 2018
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-7
25 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-6
18 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-5
11 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER - 4
04 Aralık 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER-3
27 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER- 2
20 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN KÖLELER
13 Kasım 2017
SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA…
06 Kasım 2017
Kapitalizmin Yok Etmekte Olduğu Aile
30 Ekim 2017
CUMHURİYETE BİR DE BÖYLE BAKIN…
23 Ekim 2017
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELDİ
02 Ekim 2017
DAHA KÖTÜ SENARYO NE OLABİLİR Kİ…
25 Eylül 2017
15 TEMMUZ BAŞARISIZ MI OLDU
18 Eylül 2017
Bir Lokma Bir Hırka mı?
11 Eylül 2017
VİZYON VE FERASET
30 Ağustos 2017
ARAKAN NERESİ…
14 Ağustos 2017
Cola...
18 Temmuz 2017
Çember Türkiye için Daralıyor mu?
03 Temmuz 2017
BAŞBAĞLAR
20 Haziran 2017
O MU BU MU?
12 Haziran 2017
KUR'AN MÜSLÜMANLIĞI
05 Haziran 2017
ÖLÜM - ORUÇ
29 Mayıs 2017
AKILLI BESLENME...
22 Mayıs 2017
FANATİZM
08 Mayıs 2017
İHTİYAÇLARIMIZ SINIRSIZ MI…
24 Nisan 2017
FAİZ LOBİSİ VE SURİYELİ…
10 Nisan 2017
REFERANDUMDA SAADET PARTİSİ
02 Nisan 2017
VESAYET
27 Mart 2017
ÜÇ AYLAR GİRERKEN
20 Mart 2017
SİYASETTEKİ KAN DAVASI...
13 Mart 2017
İÇİMİZDEKİ BEYİNSİZLER...
27 Şubat 2017
AKADEMİSYEN…
20 Şubat 2017
FETÖ VE İRAN...
13 Şubat 2017
SÖZ KONJONKTÜRE GÖRE DEĞİL "HAKİKAT" OLDUĞU İÇİN SÖYLENMELİDİR
06 Şubat 2017
GÖLGE OYUNLARI
30 Ocak 2017
Bakalım Başkanlık Sisteminde Bir Sorun Var mı?
23 Ocak 2017
BANANE AMERİKADAN...
10 Ocak 2017
İRAN’IN DEĞİŞ(MEY)EN ROLÜ
02 Ocak 2017
ET ÜZERİNDE YAPILAN TAĞŞİŞLER
26 Aralık 2016
PARANTEZ
19 Aralık 2016
Şİİ HİLALİ...
05 Aralık 2016
SAMİMİYET…
28 Kasım 2016
ÖĞRETMENLER GÜNÜ…
21 Kasım 2016
BİR EĞİTİM ELEŞTİRİSİ…
14 Kasım 2016
FAŞİZM MANİFESTOSU
07 Kasım 2016
FİLMİ İZLEDİM
31 Ekim 2016
NÜKLEER ENERJİ TÜRKİYEYE NEDEN GEREKLİDİR?
24 Ekim 2016
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELMEDİ Mİ?
17 Ekim 2016
ADALET BU OLMAMALI...
10 Ekim 2016
ÇÖKEN SIFIR SORUN POLİTİKASI
03 Ekim 2016
DAEŞ…
26 Eylül 2016
BEŞTEN KÜÇÜK OLAN DÜNYA KİME HİZMET EDER
19 Eylül 2016
GÖRECEKSİNİZ ÇOK UZAK OLMAYAN BİR GELECEKTE PKK MARJİNALLEŞECEK
05 Eylül 2016
HALKIN FARKINDA(SIZ)LIĞI
29 Ağustos 2016
CELLADINA ÂŞIK OLAN ÜLKE
22 Ağustos 2016
"AZ GELİŞMİŞ ÜLKELER KENDİ ORDUSUNUNU İŞGALİ ALTINDADIR"
15 Ağustos 2016
GELİYORUM DİYEN TEHLİKE...
19 Temmuz 2016
MÜRTED
27 Nisan 2016
24 NİSAN SOYKIRIM İDDİALARIN DAİR BİR DEĞERLENDİRME
04 Nisan 2016
BİRKAÇ GÖZLEM-4
28 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM-3
21 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM (2)
14 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM…
29 Şubat 2016
BU DA BENİM GÖZÜMDEN 28 ŞUBAT
22 Şubat 2016
DEMOKRASİ- DİN PARADOKSU
08 Şubat 2016
JÜRİSTOKRASİ
01 Şubat 2016
NASIL BİR ÜNİVERSİTE (DEĞİŞİM İHTİYACI)
18 Ocak 2016
TÜRKİYE’NİN NÜKLEER ENERJİ İHTİYACI
04 Ocak 2016
MONŞER DİPLOMASİSİ
21 Aralık 2015
BAŞKANLIK
14 Aralık 2015
RUSYA KRİZİ
02 Kasım 2015
1 KASIM
26 Ekim 2015
MUTLULUK YOLU
19 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKÂT (II)
12 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKAT
21 Eylül 2015
PKK TERÖRÜ VE SEÇİMLER
31 Ağustos 2015
SİVİL DARBE GİRİŞİMİ DERİN KOMPLO
17 Ağustos 2015
KAVRAMSAL YABANCILAŞMA
10 Ağustos 2015
DEMOKRASİ DİNİMİZ OLMAMALI
27 Temmuz 2015
HUKUK GARABETİ
05 Temmuz 2015
BAŞBAĞLAR
22 Haziran 2015
BİR SEÇİMİN ARDINDAN
08 Haziran 2015
SEÇİM ANALİZ
01 Haziran 2015
SEÇİM
18 Mayıs 2015
GENOCIDE-V (HÜKÜMETİN SOYKIRIM AÇIKLAMASI)
05 Mayıs 2015
GENOCIDE-IV (HÜKÜMETİN ÇIKIŞI)
27 Nisan 2015
GENOCIDE-III (GERÇEKTE NE OLDU)
20 Nisan 2015
GENOCIDE II (24 NİSAN)
30 Mart 2015
GENOCIDE (SOYKIRIM)
09 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE IV (YÖNETİŞİM-ÖZERKLİK)
02 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-III (GOVERNANCE-YÖNETİŞİM)
23 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-II (SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA)
16 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE
12 Ocak 2015
B.O.P. (II)
01 Aralık 2014
B.O.P.
24 Kasım 2014
MEDENİYET
18 Kasım 2014
BEDELLİ ASKERLİK
10 Kasım 2014
SENİ BİR TÜRLÜ DOĞRU TANIYAMADIK…
03 Kasım 2014
ETİK ve ERDEM
27 Ekim 2014
APOLİTİK
Haber Yazılımı