Yazı Detayı
12 Ağustos 2020 - Çarşamba 15:05
 
Yunanistan’ın Anladığı Dil
Ahmet Yaşar Zengin
ahmetyasarzengin61@gmail.com
 
 

Türkiye, Akdeniz’de her zaman olduğu gibi yalnızları oynuyor. Selçuklu döneminde de yalnızdı, Osmanlı döneminde de yalnızdı. Cumhuriyet döneminde de yalnız… Çünkü haç ve hilâl mücadelesi veya Vatikan kurumu devam ettiği müddetçe her zaman yalnızları oynayacağız.

 

Komutan, askere sorar:

  • Oğlum, Atatürk kaç yılında doğmuş?
  • Komutanım Atatürk’ün kaç yılında doğduğunu sen, benden daha iyi biliyorsun ama hainlik olsun diye soruyorsun…

Şimdi, komşularımızın Türkiye’ye iyi bir gözle bakmamasının nedeni veya Türkiye’nin komşularına yaranamamasının nedeni çok iyi bilindiği halde her defasında Türkiye’yi huysuz, geçimsiz, uyumsuz bir devlet olarak gündeme getirmek hainliktendir… Gelelim kıta sahanlığı konusuna:

  1. Kıta sahanlığı ne demektir?

 

  1.  Karaları çevreleyen ve kara sayılan 200 metre derinliğe kadar olan sığ deniz dipleridir. Veya
  2. Ülke kıyılarına bitişik olan ve 200 metre derinliğe veya bu sınırın ötesindeki su derinliğinin doğal kaynaklarının işletilmesine elverişli olduğu noktaya kadar kara sularının dışında kalan deniz altı bölgelerinin deniz yatağı ve toprak altı kesiminin bütününe verilen isimdir. Konuyu biraz açalım:

1982 Birlemiş Milletler Deniz Hukuku sözleşmesinin 121. maddesine göre adalar da kara ülkesi sayılırlar, yani kıta sahanlıkları vardır. Ancak aynı maddenin 3. paragrafının getirdiği istisnaya göre yerleşik insan yaşamına sahip olmayan ya da kendine ait bir ekonomik yaşamı olmayan adaların kıta sahanlığı yoktur.

Bu durumda 1982 Birlemiş Milletler Deniz Hukuku sözleşmesinin 121. Maddesinin 3. Paragrafına göre Yunanistan’a bağlı Ege’deki adaların kıta sahanlığı yoktur.  Kıta sahanlığı ülke kıyılarından başlar. Çünkü Ege, adalar ülkesi değildir.

 

Kıta sahanlığı 350 mile kadar uzanır. Türkiye’nin lehinedir. Neden Türkiye’nin lehinedir? Açıklayalım:

Türkiye’nin dağları dik olduğu için kıta sahanlığı, Yunanistan’ın ana kıtasının dibine kadar dayanır. Bu nedenle 1982 Birlemiş Milletler Deniz Hukuku sözleşmesinin 121. Maddesini Yunanistan, bilerek gündeme getirmiyor. Çünkü, Yunanistan’ın kıta sahanlığı en fazla 250 mile kadar uzanıyor. Kıta sahanlığı konusu Yunanistan’ın işine gelmiyor…

Türkiye’nin deniz kıyısındaki dağlar çok dik olduğu için kıta sahanlığı Yunanistan’a doğru 350 mile kadar uzanır. Aynı şekilde Toros dağları çok dik olduğu için Akdeniz’in güneyine doğru Türkiye 350 mile kadar uzanır.

Yunanistan her iki durumda hukuken haksız konumda olduğu için çözümsüzlüğü, çözüm gibi kabul ediyor ve saldırgan bir tavır içinde bulunuyor. Yunanistan, haklı olmadığını ve yeteri kadar güçlü olmadığını bildiği için “Kıta Sahanlığı” konusunda masaya oturmuyor.

 

Kıta Sahanlığı Konusunda Ankara’nın Tezi:

  1. Türkiye, Yunanistan'la deniz sınırının dolayısıyla iki ülkeye ait kıta sahanlığının sınırlarının henüz bir anlaşmayla belirlenmediğini vurguluyor.
  2. 1923 Lozan Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması hükümlerine göre Yunanistan'ın Doğu Ege Adaları'nı, silahlandıramaz.
  3. 1923 Lozan Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması hükümlerine göre Yunanistan'ın aykırı şekilde silahlandırdığına dikkat çekiyor.
  4. Yunanistan, 1923 Lozan Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması hükümlerine göre aykırı şekilde adaları silahlandırdığı için, adalara hükmetme veya adaları yönetme gibi bir lüksü kalmamıştır. Yani Yunanistan, Lozan antlaşmasının içeriğine göre adaları terk etmesi gerekiyor…

 

  1. Münhasır Ekonomik Bölge “MEB” ne demektir?

 

“MEB: Bir kıyı devletinin karasuları ile açık deniz arasında kalan ve kıyıdaş devlete, bu alanlarda ekonomik hak ve yetkiler tanıyan deniz sahalarına verilen isimdir.

Bu bölge, kapalı veya yarı-kapalı deniz statüsünde olmayan denizlerde, karasuları esas çizgisinden başlayarak 250 mile kadar uzanmaktadır. Yanı Türkiye Ege kıyılarından başlayıp Yunanistan’a doğru 250 mile kadar uzanabilir. Yunanistan’da Türkiye’ye doğru 250 mile kadar uzanabilir.

 

Kıyı devletleri ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölgesinde ne yapabilir?

İçerisinde, deniz yatağında ve de deniz yatağı altındaki kısımlarda, canlı ve cansız tüm kaynaklardan ekonomik menfaat elde etme hakkına sahiptir. Örneğin, balıkçılık tesisi kurabilir veyahut petrol veya doğalgaz araması yapabilir. 250 mile kadar uzanır.

 

Fransa, Akdeniz’in neresinde?

Yunanistan, Kıyı sahanlığı konusunda Türkiye ile masaya oturmak istemiyor. Yunanistan, topraklarını Avrupa Topraklarının uzantısı olduğunu kabul ederek Fransa’nın desteği ile Münhasır Ekonomik Bölge anlayışını gündeme getiriyor.

 

Sonuç:

Yunanistan’a anladığı dilden cevap verirsek, Fransa’da ağzının payını alacak…

Selam ve saygılarımla…

 
Etiketler: Yunanistan’ın, Anladığı, Dil,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
18 Eylül 2020
Medya, Biraz da Halkın Avukatlığını Yapın!
06 Eylül 2020
1000 Günde Atatürk
31 Ağustos 2020
Hainlik Olsun Diye Sordun
20 Ağustos 2020
Joe Biden ve Muhalefet
14 Ağustos 2020
Sayın Muharrem İnce,
04 Ağustos 2020
“Din ve Atatürk” Gibi Ortak Değerler
27 Temmuz 2020
Ayasofya’nın Ardından Prof. Dr. Ali Erbaş
20 Temmuz 2020
Atatürk, Ayasofya’yı Neden Müze Yaptı?
16 Temmuz 2020
Milli Üretim, Milli Duruş
12 Temmuz 2020
İlhan Kesici ve İBB
07 Temmuz 2020
Çoklu Baro Düzenlemesi
25 Haziran 2020
Muhalefetin, Yine Projesi Yok…
17 Haziran 2020
Türkiye’nin, Libya’da Ne İşi Vardır?
07 Haziran 2020
Yargı Paketi
02 Haziran 2020
Öz Eleştiri
23 Mayıs 2020
Evrensel Hukuk
18 Mayıs 2020
Halkın Derdi, Din ve Laiklik Değildir!
11 Mayıs 2020
Darbe ve Tehdit İması
06 Mayıs 2020
Darbeye Hayır!
17 Nisan 2020
ABD, Bağımsızlığını İlan Etmiş…
08 Nisan 2020
Korona Virüs İle Hızlanan Savaş
02 Nisan 2020
Korona Virüs ve Charlotte kuralı
08 Mart 2020
Mağdur Ediliyor Algısı
24 Şubat 2020
“Papalık” Makamı Lağvedilsin! ve “Hristiyan Terörist” İfadesini Kullanalım...
22 Şubat 2020
Seni Yarattım Ya!
12 Şubat 2020
Boğaziçi aşireti ve Bugünkü Bürokratlar
08 Şubat 2020
Üçüncü Hava Limanını Kapatalım (!)
17 Ocak 2020
Arap Baharı Yazı Dizisi (3)
13 Ocak 2020
Arap Baharı Yazı Dizisi (2)
11 Ocak 2020
Tunus Arap Baharı
07 Ocak 2020
ABD öldürdüğü İçin Sevinemedim… Neden?
04 Ocak 2020
Algı Üretenlere Kızmayın, Belgeler ile Olumsuz Algıyı Çürütün
01 Ocak 2020
Sinan Aygün ve Mansur Yavaş Tartışması
30 Aralık 2019
Tank Palet Fabrikasını Doğru Anlayalım!..
27 Aralık 2019
Kanal İstanbul ve Batı
04 Aralık 2019
Kanal İstanbul ve CHP’ye Kumpas…
29 Kasım 2019
Siyasi Bürokratlar, Siyasi Liderlere Eksik Bilgi Veriyor…
14 Ekim 2019
YPG, PKK, DAEŞ ve Siyasal Meşruiyet
16 Eylül 2019
Saray, 'Aba Altından Sopayı Gösterdi'
22 Ağustos 2019
Terör Faaliyetleri Karşısında Demokrasi mi?
10 Temmuz 2019
AK Parti, Kan Kaybetti… Neden?
28 Mayıs 2019
Kushner’in Ekibinde, Türkiye’den Hangi İsimler Yer Alıyor?
18 Mayıs 2019
Reis Dönemini Bitirmek mi?
12 Nisan 2019
Her İki Başkan Adayı, Benim Gönlümde Meşru Başkan Olmayacak…
20 Mart 2019
AK Parti, Sizin Eseriniz Değil Midir?
11 Mart 2019
HDP, Kürt Vatandaşlarımızı Temsil Etmek İstemiyor…
18 Şubat 2019
AK Partinin Medyası Yoktur…
10 Şubat 2019
“Evangelist” ve “Evangelistler”
04 Şubat 2019
Allah, Siyasi Liderlere Sabır Versin…
17 Aralık 2018
AK Partinin Bürokrat Tipi Yerel Yöneticileri
20 Ekim 2018
ABD, CEMAL KAŞIKÇI’YI ÖLDÜRTMÜŞ OLABİLİR Mİ?
09 Ekim 2018
Moskova, Pekin, Ankara ve Tahran Hattı
26 Temmuz 2018
Sayın Milli Eğitim Bakanına;
18 Temmuz 2018
Gezi Olayları, Irak, Bölgesel ve Küresel Dinamikler
27 Haziran 2018
Hoş Geldin Yeni Sistem, Hedefimiz 2071
01 Haziran 2018
DOLAR, NEDEN AMERİKA'NIN PARASI DEĞİLDİR
14 Şubat 2018
Allah'ı Memnun Et, Gerisine Karışma Evladım!
06 Şubat 2018
15 Temmuzdan Sonra Türkiye'nin Ordusunda Komutan Kalmadı (!)
16 Ocak 2018
Araplar, Bizi Arkadan Vurdu…
25 Aralık 2017
Amerika’nın Hegemonya Krizi ve Karşı Hegemonya
20 Aralık 2017
İstanbul’a Sahip Çıkmak ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Barışçıl Kararları
09 Aralık 2017
ABD'nin Kudüs Konusundaki Kararını Kınıyorum
08 Kasım 2017
Dalkavuğun Lidere Baskısı
23 Ekim 2017
İsrail ve ABD’nin Tuzağı, Tuzağı Göremeyen Barzani…
09 Ekim 2017
Dünya, Yeniden Şekilleniyor veya Amerika, Kalp Krizi Geçiriyor…
05 Ekim 2017
Bireysel Özgürlükler
03 Ekim 2017
İnsan Sevdiğine Küser
07 Ağustos 2017
Batı ve Batı Hayranı Boğaziçi aşireti
26 Temmuz 2017
Neden CHP?
16 Temmuz 2017
Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Küçük Esnaflar
12 Temmuz 2017
Adalet Yürüyüşünün Amacı; Terör Örgütlerini Barışçı, Hükümeti Kavgacı Göstermek…
03 Temmuz 2017
Ortadoğu’da ABD’nin Ne İşi Vardır?
24 Nisan 2017
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve CHP
10 Nisan 2017
Okuma Yazma Bilmeyen Dışişleri Bakanı
05 Nisan 2017
Faşist Liderlerin Demokrasi Mazereti (!)
10 Mart 2017
Sayın Başbakanım ve Cumhurbaşkanım,
20 Şubat 2017
Referanduma Bir Adım Kala - 3
11 Şubat 2017
Referanduma Bir Adım Kala – (2)
27 Ocak 2017
Referanduma Bir Adım Kala – (1)
16 Ocak 2017
Galü Beladan Başlama ve Anayasa Değişikliği Teklifi
07 Ocak 2017
Batı’nın Derdi DAEŞ Değildir!
24 Aralık 2016
Birinci Dünya Savaşında Rusya Kışkırtıldı, Osmanlı Savaşa İtildi
07 Aralık 2016
Toplumda İnfial Yaratmak İsteyen Bazı Bürokratlar…
20 Kasım 2016
Donald Trump ve Derin Güçler…
09 Kasım 2016
Suç Duyurusunda Bulunuyorum…
03 Kasım 2016
Başkanlık Hükümeti
19 Ekim 2016
"İnce Eleyip Sık Dokumak"
03 Ekim 2016
Birlik ve Güç
22 Ağustos 2016
Amerika, Gülen’i Verir Ama…
20 Ağustos 2016
“HER ŞERDE BİR HAYIR VARDIR”
30 Temmuz 2016
Devlet “Kılı Kırk Yaran Bir Hassasiyet” Göstermelidir…
17 Temmuz 2016
Cumhurbaşkanı Benimdir!.. Devlet Benimdir!..
23 Haziran 2016
DAMAT FERİT PAŞA – SELADDİN DEMİRTAŞ
07 Mayıs 2016
Turgut Özal, Hilmi Özkök ve Ahmet Davutoğlu
19 Nisan 2016
Terörü, Destekleyenler de BEDEL Ödemelidir!
Haber Yazılımı