Yazı Detayı
24 Şubat 2020 - Pazartesi 09:28
 
TEK ADAM…
Prof. Dr. Kamil GÜNGÖR
gungor72@hotmail.com
 
 

Siyasette tek adamlık sürekli işlenen bir konudur. Verilen izlenim de; tek adam = diktatör... Tek adamlığın dünyada çok sayıda örneği var elbette... Bir kısmı da diktatör gerçekten… Bizim yakın tarihimizde de var... Milli şeflik nedir mesela… Buradaki nüans tek adamlıkla diktatör arasındaki farkı görebilmektir. Tek adamlık liderlikle ilgili bir konu olabilir, ancak dikta başka bir şeydir. Stalin diktatördür mesela… Diktatöre rağmen bir şey yapılamaz. Liderlik ise son sözü söylemekle ilgilidir.

 

Konu sadece seçimle gelip gelmemekle de ilgili değildir. Nitekim mesela Hitler seçimle gelmiştir ama diktatördür. Bütün Amerikan başkanları da öyledir. Üstelik kendi ülkesinde değil bütün yeryüzünde… Bir ülkeye müdahale etmeden giden başkan görülmemiştir adeta… Tersi de mümkün tabii… Ziya-ülhak darbeyle gelmiştir ama sonradan halkı nezdinde meşruiyyet kazanmıştır. Aslında benzer bir durum Kenan Evren için de söz konusudur. O zamanki adıyla anarşiden (terörden) bezen Anadolu halkı sokak terörünün bıçak gibi kesilmesinden memnun olmuştur. Tek adamlık güçlü liderlik olduğunda, kötü niyetlilere açılan alanı da kapatır. Tek adam bunların bütün oyunlarını bozar. Gezi olayları böyle değil midir mesela… Her ne kadar beraat gözükse de kimseyi ma’şeri vicdanda karşılık bulmamıştır.

 

İşin ilginci ne biliyor musunuz… Sivas olaylarında kişisel husumeti nedeniyle ‘bu da oradaydı, gördüm…’ iftirasıyla çeyrek yüz yılı aşkındır zindanlarda yatarken Ahmet Emmi, basın gücünü kullanarak ülkesini yabancılara şikâyet eden (a)‘Jan’, büyük Soros’tan ve onun da bağlı olduğu karanlık CIA ve kimbilir Mossad ya da dünyayı yönetme iddiasındaki masonik örgütlenmelerden emir-yardım alan ve Türkiye’ye büyük bir ekonomik fatura ödeten kızılı başta olmak üzere Sorosun diğer çocukları bir şekilde kurtuluyor. Eğer adalet gücü olanın yanında ise o devletin de, o dünyanın da sonu yakın demektir.

 

Aynı ortak ülkünün paylaşılmadığı toplumlarda ülkeniz üzerinde hesapları olanlara prim vermemek için, istişareye açık olmak kaydıyla, tek adamlık kimi zaman bir ihtiyaçtır. Bir başka açıdan da bakarsanız tek adam biraz baba gibidir. Tehlikenin farkında olmayan çocukların hayatı karşı tarafın süslü vaadleriyle geri dönülmez bir noktaya evrilebilir. Buradan onu çekip almanın adı da tek adamlıkla ilişkilendirilebilir ama tek adamın evladını çekip alması ve o bataklığa düşmesini durdurması gerekir.

 

Şunu da söylemek isterim ki; bu düşüncelerimi bugün ülkemizde tartışılanlar bağlamında paylaşmıyorum. Yani ülkemizde tek adam var ve bu da gerekli demek istemiyorum. Zira öncelikle ülkemizde tek adam değil güçlü liderlik var ve bu liderlik serbest seçimle belirlenmiştir. Güçlü liderlik ise ülkenin yararınadır. ÖZAL da güçlü liderken bu ülke adına çok şey başarmıştır. Bu anlamda Amerikan başkanları fevkalade güçlüdür ve anayasal olarak bir anlamda tek adamdır. Ama ülkedeki bütün eğilimlerin aynı ortak amaca dönük olması, bu güçlü liderin koltuğunu sallayabilmektedir. Düşünsenize Rusya yanlısı, Çin ağzıyla konuşan, İran’ı destekleyen bir parti ya da sivil toplum veya medya organı Amerika'da karşılık ya da zemin bulabilir mi hiç... Türkiye'de var işte bütün bunlar... Güçlü liderlik bu yüzden gerekli...

 

Bir şeyi daha gözardı ediyoruz; Türkiye'de, biz farkında olmasak bile, neredeyse yüz yıldır, asimetrik bir savaş var. Asimetrik durum olağanüstülüğe işaret eder. Olağanüstülüğün halihazırda olağanmış gibi gösterilmesi ya da görülmesi yani kanıksanması sosyolojik tahlili gerektiren bir konudur. Örneğin sürekli savaş halindeki Afganistan'da bir bombanın patlaması ve insanların kol ve bacaklarını kaybetmesi gerçekte normal olmadığı halde o toplumda olağan bir durum olarak algılanır.

 

Bugün normal şartlarda kabul edemeyeceğimiz kimi yetki ve kararların bu olağanüstü şartlar altında değerlendirilmesi gerekir. Zira öylesine derin ve kurumsal bir 'işbirliği' var ki karşı tarafta; bu çevreler devlet olmanın temel şartlarını göz ardı ederek; rant, tekel ve vesayetini son zamanlara kadar devam ettirdi.

 

Şartlar olağanüstü iken, böyle bir şey yokmuş gibi davranmak ihanet değilse gaflettir. İlk fırsatta sizi boşa düşürüp icabınıza bakarlar. Bu fırsatı da onlara vermemek gerekir. Bu mücadelenin mutlaka da sıcak çatışma olması şart değildir. Algı operasyonları da bir savaş taktiğidir. Bir başka deyişle bu mücadele sadece terör örgütleriyle de ilgili değildir. İçimizde şimdilik FETÖ gibi bir kısmı deşifre olmuş işbirlikçi ve mandacıları da kapsamaktadır.

 

İşte 'rutin'i bu yüzden işletemezsiniz Türkiye'de... Asimetrik saldırılara simetrik (rutin) cevap verirseniz, savaşı kaybedersiniz. O yüzden devlet yönetiminde kimi 'açıklanamaz' şeylerin olduğunun farkında olmak ve size servis edilen şeylere sazan gibi atlayıp (bilmeden elbette) düşmana yardım etmemek gerekir.

 

Gelişmiş olmayan ülkelerde işte bu yüzden tek adam revaçtadır. Kimi zaman diktatör, kimi zaman güçlü lider... Diktatörler halkı değil, kendilerini o makama getirenleri temsil ederler. Halka alan açmak demek örtülü sömürgeciliğin sona ermesi demektir. Bu yüzden de halk güçlendiğinde sömürgecileri temsil edenler, onlardan aldığı güç ile darbe yaparlar. Güçlü lider işte bütün bu oyunları bozar.

 
Etiketler: TEK, ADAM…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
04 Ağustos 2020
Ateizme Giden Yol
27 Temmuz 2020
AJAN...
06 Temmuz 2020
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
29 Haziran 2020
KURBAN
22 Haziran 2020
AYASOFYA-II
15 Haziran 2020
AYASOFYA
08 Haziran 2020
VEFA…
01 Haziran 2020
ŞARTLANMIŞLIK
18 Mayıs 2020
VAH Kİ NE VAH...
11 Mayıs 2020
KRİZ FIRSATÇISI FETÖCÜLER
04 Mayıs 2020
DİNAMİT...
27 Nisan 2020
CİNSEL İSTİSMARCILAR
13 Nisan 2020
DİKTATÖR
06 Nisan 2020
DIŞ GÜÇLER
30 Mart 2020
PUSUDAKİ ULUSALCILIK
23 Mart 2020
SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI…
16 Mart 2020
BU DÜŞÜŞ NEREYE…
09 Mart 2020
SOYGUN (28 ŞUBAT) SÜRECİ
02 Mart 2020
SURİYE KRİZİ ÜZERİNE...
17 Şubat 2020
KANGREN…
10 Şubat 2020
TELKİN…
03 Şubat 2020
VİRÜS
28 Ocak 2020
DEVLET AKLI
20 Ocak 2020
OTO...
13 Ocak 2020
KATİLİNE AŞIK OLMAK
06 Ocak 2020
FİTNE ATEŞİ VE BENZİN
30 Aralık 2019
BÜROKRATİK OLİGARŞİ
16 Aralık 2019
GÖNÜL COĞRAFYASININ GÜCÜ
09 Aralık 2019
MASUMİYET Mİ ZAAFİYET Mİ…
01 Aralık 2019
POLİTİK BAKIŞTAKİ SAKATLIK
25 Kasım 2019
YERLİ VE MİLLİ DURUŞ
18 Kasım 2019
BÜYÜK YANILGI
11 Kasım 2019
ZUHURAT...
04 Kasım 2019
ÖZGÜRLÜK YA DA HUZUR
21 Ekim 2019
ZOR OYUNU BOZAR MI
14 Ekim 2019
SESSİZ ÇIĞLIK
07 Ekim 2019
‘OKU’MA…
01 Ekim 2019
Haraç mı Azaldı Yoksa Bağımsızlık mı Arttı
23 Eylül 2019
PAYLAŞMANIN GÜCÜ
09 Eylül 2019
KÜRESEL DÜŞÜN, YEREL ÇÖZ
19 Ağustos 2019
Mücahitlikten ‘Müsaitliğe’ Giden Yol
29 Temmuz 2019
BAŞKALARININ ACISI
22 Temmuz 2019
BATI(L) MEDENİYET(İ)…
08 Temmuz 2019
KADIN ERKEĞE EŞİT Mİ OLMALI…
01 Temmuz 2019
MURSİ…
17 Haziran 2019
K.A.D.E.M.
10 Haziran 2019
İTİBAR SUİKASTI
20 Mayıs 2019
SEFERE TALİP OLMAK
13 Mayıs 2019
BÜYÜK YANILGI
08 Mayıs 2019
ÖFKE
29 Nisan 2019
SEFER…
15 Nisan 2019
SIĞ DÜŞÜNCE
08 Nisan 2019
ŞAH-MAT
01 Nisan 2019
‘OLAN’DAKİ HAYIR
25 Mart 2019
BEKAA
29 Ekim 2018
EĞİTİMDE ALGI YANILMASI
22 Ekim 2018
YUMUŞAK GÜÇ (GÖNÜL COĞRAFYAMIZ)
15 Ekim 2018
AJAN RAHİP
08 Ekim 2018
McKinsey
01 Ekim 2018
YERLİ-MİLLİ
24 Eylül 2018
KRİZ Mİ DEĞİL Mİ
17 Eylül 2018
YAHUDİLER (Küresel Haydut)
10 Eylül 2018
YAHUDİLER (Biz Bitti Demeden Bitmez)
27 Ağustos 2018
Yahudi Yerleşimciler-2
11 Ağustos 2018
DOLARIN ATEŞİ
30 Temmuz 2018
Yahudi Yerleşimciler
23 Temmuz 2018
YAMAN ÇELİŞKİ
16 Temmuz 2018
AHTAPOT
11 Haziran 2018
ALTI DEĞER
03 Haziran 2018
BÜYÜK ÜLKE REFLEKSİ
21 Mayıs 2018
SİYASET Mİ POLİTİKA MI?
15 Mayıs 2018
Piramit Medeniyeti
07 Mayıs 2018
ZOR ZAMANDA KONUŞMAK
30 Nisan 2018
Öğrenilmiş-Öğretilmiş Çaresizlik
25 Nisan 2018
BASKIN (SEÇİM)
09 Nisan 2018
BÜYÜK TEHLİKE
02 Nisan 2018
Oligarşinin Tunç Yasası
26 Mart 2018
KORKU EŞİĞİ
19 Mart 2018
Oltanın Ucundaki Solucan…
05 Mart 2018
28 ŞUBAT (İKİNCİ YAZI)
28 Şubat 2018
HESABI SORULAMAYAN 28 ŞUBAT
19 Şubat 2018
DERSHANELERİN KAPATILMASINA DAİR EKONOMİK BİR YORUM...
06 Şubat 2018
FAŞİZM – FANATİZM - 2
30 Ocak 2018
FAŞİZM - FANATİZM…
15 Ocak 2018
Medeniyet Perspektifi
08 Ocak 2018
KÖLELERİN ONURU
01 Ocak 2018
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-7
25 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-6
18 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-5
11 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER - 4
04 Aralık 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER-3
27 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER- 2
20 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN KÖLELER
13 Kasım 2017
SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA…
06 Kasım 2017
Kapitalizmin Yok Etmekte Olduğu Aile
30 Ekim 2017
CUMHURİYETE BİR DE BÖYLE BAKIN…
23 Ekim 2017
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELDİ
02 Ekim 2017
DAHA KÖTÜ SENARYO NE OLABİLİR Kİ…
25 Eylül 2017
15 TEMMUZ BAŞARISIZ MI OLDU
18 Eylül 2017
Bir Lokma Bir Hırka mı?
11 Eylül 2017
VİZYON VE FERASET
30 Ağustos 2017
ARAKAN NERESİ…
14 Ağustos 2017
Cola...
18 Temmuz 2017
Çember Türkiye için Daralıyor mu?
03 Temmuz 2017
BAŞBAĞLAR
20 Haziran 2017
O MU BU MU?
12 Haziran 2017
KUR'AN MÜSLÜMANLIĞI
05 Haziran 2017
ÖLÜM - ORUÇ
29 Mayıs 2017
AKILLI BESLENME...
22 Mayıs 2017
FANATİZM
08 Mayıs 2017
İHTİYAÇLARIMIZ SINIRSIZ MI…
24 Nisan 2017
FAİZ LOBİSİ VE SURİYELİ…
10 Nisan 2017
REFERANDUMDA SAADET PARTİSİ
02 Nisan 2017
VESAYET
27 Mart 2017
ÜÇ AYLAR GİRERKEN
20 Mart 2017
SİYASETTEKİ KAN DAVASI...
13 Mart 2017
İÇİMİZDEKİ BEYİNSİZLER...
27 Şubat 2017
AKADEMİSYEN…
20 Şubat 2017
FETÖ VE İRAN...
13 Şubat 2017
SÖZ KONJONKTÜRE GÖRE DEĞİL "HAKİKAT" OLDUĞU İÇİN SÖYLENMELİDİR
06 Şubat 2017
GÖLGE OYUNLARI
30 Ocak 2017
Bakalım Başkanlık Sisteminde Bir Sorun Var mı?
23 Ocak 2017
BANANE AMERİKADAN...
10 Ocak 2017
İRAN’IN DEĞİŞ(MEY)EN ROLÜ
02 Ocak 2017
ET ÜZERİNDE YAPILAN TAĞŞİŞLER
26 Aralık 2016
PARANTEZ
19 Aralık 2016
Şİİ HİLALİ...
05 Aralık 2016
SAMİMİYET…
28 Kasım 2016
ÖĞRETMENLER GÜNÜ…
21 Kasım 2016
BİR EĞİTİM ELEŞTİRİSİ…
14 Kasım 2016
FAŞİZM MANİFESTOSU
07 Kasım 2016
FİLMİ İZLEDİM
31 Ekim 2016
NÜKLEER ENERJİ TÜRKİYEYE NEDEN GEREKLİDİR?
24 Ekim 2016
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELMEDİ Mİ?
17 Ekim 2016
ADALET BU OLMAMALI...
10 Ekim 2016
ÇÖKEN SIFIR SORUN POLİTİKASI
03 Ekim 2016
DAEŞ…
26 Eylül 2016
BEŞTEN KÜÇÜK OLAN DÜNYA KİME HİZMET EDER
19 Eylül 2016
GÖRECEKSİNİZ ÇOK UZAK OLMAYAN BİR GELECEKTE PKK MARJİNALLEŞECEK
05 Eylül 2016
HALKIN FARKINDA(SIZ)LIĞI
29 Ağustos 2016
CELLADINA ÂŞIK OLAN ÜLKE
22 Ağustos 2016
"AZ GELİŞMİŞ ÜLKELER KENDİ ORDUSUNUNU İŞGALİ ALTINDADIR"
15 Ağustos 2016
GELİYORUM DİYEN TEHLİKE...
19 Temmuz 2016
MÜRTED
27 Nisan 2016
24 NİSAN SOYKIRIM İDDİALARIN DAİR BİR DEĞERLENDİRME
04 Nisan 2016
BİRKAÇ GÖZLEM-4
28 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM-3
21 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM (2)
14 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM…
29 Şubat 2016
BU DA BENİM GÖZÜMDEN 28 ŞUBAT
22 Şubat 2016
DEMOKRASİ- DİN PARADOKSU
08 Şubat 2016
JÜRİSTOKRASİ
01 Şubat 2016
NASIL BİR ÜNİVERSİTE (DEĞİŞİM İHTİYACI)
18 Ocak 2016
TÜRKİYE’NİN NÜKLEER ENERJİ İHTİYACI
04 Ocak 2016
MONŞER DİPLOMASİSİ
21 Aralık 2015
BAŞKANLIK
14 Aralık 2015
RUSYA KRİZİ
02 Kasım 2015
1 KASIM
26 Ekim 2015
MUTLULUK YOLU
19 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKÂT (II)
12 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKAT
21 Eylül 2015
PKK TERÖRÜ VE SEÇİMLER
31 Ağustos 2015
SİVİL DARBE GİRİŞİMİ DERİN KOMPLO
17 Ağustos 2015
KAVRAMSAL YABANCILAŞMA
10 Ağustos 2015
DEMOKRASİ DİNİMİZ OLMAMALI
27 Temmuz 2015
HUKUK GARABETİ
05 Temmuz 2015
BAŞBAĞLAR
22 Haziran 2015
BİR SEÇİMİN ARDINDAN
08 Haziran 2015
SEÇİM ANALİZ
01 Haziran 2015
SEÇİM
18 Mayıs 2015
GENOCIDE-V (HÜKÜMETİN SOYKIRIM AÇIKLAMASI)
05 Mayıs 2015
GENOCIDE-IV (HÜKÜMETİN ÇIKIŞI)
27 Nisan 2015
GENOCIDE-III (GERÇEKTE NE OLDU)
20 Nisan 2015
GENOCIDE II (24 NİSAN)
30 Mart 2015
GENOCIDE (SOYKIRIM)
09 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE IV (YÖNETİŞİM-ÖZERKLİK)
02 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-III (GOVERNANCE-YÖNETİŞİM)
23 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-II (SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA)
16 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE
12 Ocak 2015
B.O.P. (II)
01 Aralık 2014
B.O.P.
24 Kasım 2014
MEDENİYET
18 Kasım 2014
BEDELLİ ASKERLİK
10 Kasım 2014
SENİ BİR TÜRLÜ DOĞRU TANIYAMADIK…
03 Kasım 2014
ETİK ve ERDEM
27 Ekim 2014
APOLİTİK
Haber Yazılımı