Yazı Detayı
30 Mart 2020 - Pazartesi 11:33
 
PUSUDAKİ ULUSALCILIK
Prof. Dr. Kamil GÜNGÖR
gungor72@hotmail.com
 
 

Geçmişte Avrupa'da yaşanan savaşların ana nedeni yine kendi icatları olan ulusalcılıktı. Nitekim en yıkıcı iki savaşın (Birinci ve İkinci Dünya Savaşı) önemli nedenlerinden birisi de bu ulus devlet yapılanmasıdır. En nihayetinde bu virüsü bize de bulaştırdılar. Osmanlının son dönemlerindeki akımlardan birisi de ‘Türkçülük’ idi. Fikir de Avrupa’dan beslenen Jön Türklerden yani ‘tipi bizden, ama çipi bizden olmayanlardan (bu betimleme alıntıdır) geliyordu. (Not: Türkçülük doğrudan Avrupa’dan beslenmiştir denemez ama, fikir babalarından Yusuf Akçura Fransa’da eğitim almış bir Jön Türk’tür). Bu düşünceden ilham alan İttihat ve Terakki’nin, 1909’daki darbesinden sonra ülke çapında söz sahibi olan hareketin, geriye kalan dokuz yılda nasıl bir felakete yol açtığı, tarihle az-çok ilgisi olan herkesin malumudur. Turgut ÖZAL’ın deyimiyle koca Osmanlı bu süre içerisinde ‘bozuk para’ gibi harcandı.

 

Belki bu hareketin ete kemiğe bürünmüş hali olan İttihat ve Terakki başarılı olamadı ama kendisinden sonrası için çok önemli bir miras bıraktı. Bu miras, bünyesinde bir şekilde İslam’ı da barındıran ‘Türkçülük’ hareketinin ötesine geçti ve ‘tektipleştirme’ düşüncesi ile topluma jakobenizmi-vesayeti dayattı. İlerleme de kaydetti kendi adına… Zira kimisi bu yüzden ülkeyi terketti, ki milli marş yazarı olmasına rağmen ülkeyi terk etmek zorunda kalan Mehmet Akif sembol isimdir, kimisi de kurucu iradenin istediği gibi asimile oldu… Kimisi de karşı çıktı ve isyan etti… Kimi zaman da devlet adına devleti koruma refleksiyle hareket ederek toplumsal düzeni bozan anarşinin bir parçası oldu.

 

Tam 70 yıl böyle karşılıklı restleşmelerle geçti ve dayatılan misyona inancı olmayan nesiller türedi. 1990'lı yıllardan itibaren yumuşamaya başlasa da bugün aralarında terörün de olduğu pek çok sorunun kaynağı bu hastalıklı ve bulaşıcı ruh halidir. 28 Şubat sürecinin araya girmesi nedeniyle bu etki 2.000’li yıllara kadar devam etti ve kaybedilen sadece 80 yıl değil, aynı zamanda Sovyetlerin dağılması nedeniyle dünyanın yeniden şekillendiği 1990’lı yıllardı.

 

Avrupa ağır bedeller ödedikten sonra bu sorunu Avrupa Birliği ile aştı. Zira Avrupa Birliğini ulusal birliklerine saygı duyarak ve 'farklılık içerisinde birlik' sloganı ile 'Avrupa Değerlerini' ön plana almak suretiyle inşa ettiler. Mevzuatlarında doğrudan ifade edilmese de ‘Hristiyanlık’ ortak dini ve bunun kültürel yansımaları Avrupa Birliğinin kuruluş felsefesi ve sembolleri arasında yer alır. Örneğin Avrupa Birliğinin en işlevsel kurumu olan ve Birliğin fiili başkenti Brüksel’de yer alan Avrupa Komisyonu Binası ‘haç’ şeklindedir. Ya da Avrupa Birliği bayrağı, daha fazla üyesi olmasına rağmen, 12 yıldızlıdır. Zira 13 sayısı Hristiyanlıkta uğursuz kabul edilir. Sıkıştıkları zaman papanın huzurunda el pençe divan durmaları ve kimi yetkililerinin Avrupa Birliğinin bir Hristiyan kulübü olduğu, bu yüzden de Türkiye’nin hiçbir zaman üye olamayacağı yönündeki açıklamaları da böyledir.

 

(Bence de olamayacak… Çünkü olması gerekmiyor. Konuyu dinsel açıdan ele almasanız bile kültürel ve misyon bakımından Türkiye’nin yeri Avrupa Birliği değildir. Bugünkü konjonktürde Türk halkı da onlar da tam üyeliği kabul etmez zaten… Ama konjoktür değişebilir elbette… Ama onların istediği gibi değil bizim istediğimiz gibi…)

 

Avrupa'nın en önemli korkusu kıtada yeni ve çok daha yıkıcı bir savaşın çıkma ihtimalidir. Avrupa Birliğinin kuruluş felsefisindeki en önemli unsur budur. Ortak yönetim vasıtasıyla bu ihtimali ebediyen kaldırmak en önemli amaçtır. Başarı elde edemedikleri de söylenemez. Nitekim geçmiş 70 yıllık dönemde Batı Avrupa'da böyle bir tehdit ortaya çıkmamıştır. Ancak bir durumu da not edelim. Zihinlerden silindi zannedilen hastalıklı ruh hali, yani ırkçılık Avrupa’da gitgide daha çok taraftar bulmaktadır. Bir başka deyişle karantina altında bir süre tutulsa da, ekonomik ilişkilerin nisbi olarak istenildiği gibi gitmemesi, önce başka sorunları da olan İngiltere'nin birlikten ayrılması gibi ağır bir darbe almıştır. Sonraki süreçte kendisini ciddi denilebilecek Avrupa sorunlarında göstermiştir ki; bugün corona virüs gibi gerçekte dayanışmayı gerektiren bir durumda bile sınırlar kapatılmış, ırkçılık kendisine yeni bir zemin bulmuştur.

 

Son tahlilde Avrupalı liderlerin bir şekilde konuya çözüm getireceklerini düşünmekle birlikte, bir yandan genlerdeki bu tehdidin hortlamasının beraberinde getirdiği bölgesel ve küresel tedirginlik, bir yandan da İslam'ın kökten reddettiği bu halin nelere mal olabileceği düşüncesi bir başka tedirginliği beraberinde getirmektedir. Bu yüzden Türkiye’nin 2000’li yıllarda aktive ettiği yeni devlet aklı fevkalade önemli ileri bir adım olmakla birlikte, şimdilerde bizde de karantina altında olan ‘ulusalcı’ yapının büyük bir hınç hissiyatıyla pusuda beklediğini göz ardı etmemek gerekir.

 
Etiketler: PUSUDAKİ, ULUSALCILIK,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Temmuz 2020
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
29 Haziran 2020
KURBAN
22 Haziran 2020
AYASOFYA-II
15 Haziran 2020
AYASOFYA
08 Haziran 2020
VEFA…
01 Haziran 2020
ŞARTLANMIŞLIK
18 Mayıs 2020
VAH Kİ NE VAH...
11 Mayıs 2020
KRİZ FIRSATÇISI FETÖCÜLER
04 Mayıs 2020
DİNAMİT...
27 Nisan 2020
CİNSEL İSTİSMARCILAR
13 Nisan 2020
DİKTATÖR
06 Nisan 2020
DIŞ GÜÇLER
23 Mart 2020
SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI…
16 Mart 2020
BU DÜŞÜŞ NEREYE…
09 Mart 2020
SOYGUN (28 ŞUBAT) SÜRECİ
02 Mart 2020
SURİYE KRİZİ ÜZERİNE...
24 Şubat 2020
TEK ADAM…
17 Şubat 2020
KANGREN…
10 Şubat 2020
TELKİN…
03 Şubat 2020
VİRÜS
28 Ocak 2020
DEVLET AKLI
20 Ocak 2020
OTO...
13 Ocak 2020
KATİLİNE AŞIK OLMAK
06 Ocak 2020
FİTNE ATEŞİ VE BENZİN
30 Aralık 2019
BÜROKRATİK OLİGARŞİ
16 Aralık 2019
GÖNÜL COĞRAFYASININ GÜCÜ
09 Aralık 2019
MASUMİYET Mİ ZAAFİYET Mİ…
01 Aralık 2019
POLİTİK BAKIŞTAKİ SAKATLIK
25 Kasım 2019
YERLİ VE MİLLİ DURUŞ
18 Kasım 2019
BÜYÜK YANILGI
11 Kasım 2019
ZUHURAT...
04 Kasım 2019
ÖZGÜRLÜK YA DA HUZUR
21 Ekim 2019
ZOR OYUNU BOZAR MI
14 Ekim 2019
SESSİZ ÇIĞLIK
07 Ekim 2019
‘OKU’MA…
01 Ekim 2019
Haraç mı Azaldı Yoksa Bağımsızlık mı Arttı
23 Eylül 2019
PAYLAŞMANIN GÜCÜ
09 Eylül 2019
KÜRESEL DÜŞÜN, YEREL ÇÖZ
19 Ağustos 2019
Mücahitlikten ‘Müsaitliğe’ Giden Yol
29 Temmuz 2019
BAŞKALARININ ACISI
22 Temmuz 2019
BATI(L) MEDENİYET(İ)…
08 Temmuz 2019
KADIN ERKEĞE EŞİT Mİ OLMALI…
01 Temmuz 2019
MURSİ…
17 Haziran 2019
K.A.D.E.M.
10 Haziran 2019
İTİBAR SUİKASTI
20 Mayıs 2019
SEFERE TALİP OLMAK
13 Mayıs 2019
BÜYÜK YANILGI
08 Mayıs 2019
ÖFKE
29 Nisan 2019
SEFER…
15 Nisan 2019
SIĞ DÜŞÜNCE
08 Nisan 2019
ŞAH-MAT
01 Nisan 2019
‘OLAN’DAKİ HAYIR
25 Mart 2019
BEKAA
29 Ekim 2018
EĞİTİMDE ALGI YANILMASI
22 Ekim 2018
YUMUŞAK GÜÇ (GÖNÜL COĞRAFYAMIZ)
15 Ekim 2018
AJAN RAHİP
08 Ekim 2018
McKinsey
01 Ekim 2018
YERLİ-MİLLİ
24 Eylül 2018
KRİZ Mİ DEĞİL Mİ
17 Eylül 2018
YAHUDİLER (Küresel Haydut)
10 Eylül 2018
YAHUDİLER (Biz Bitti Demeden Bitmez)
27 Ağustos 2018
Yahudi Yerleşimciler-2
11 Ağustos 2018
DOLARIN ATEŞİ
30 Temmuz 2018
Yahudi Yerleşimciler
23 Temmuz 2018
YAMAN ÇELİŞKİ
16 Temmuz 2018
AHTAPOT
11 Haziran 2018
ALTI DEĞER
03 Haziran 2018
BÜYÜK ÜLKE REFLEKSİ
21 Mayıs 2018
SİYASET Mİ POLİTİKA MI?
15 Mayıs 2018
Piramit Medeniyeti
07 Mayıs 2018
ZOR ZAMANDA KONUŞMAK
30 Nisan 2018
Öğrenilmiş-Öğretilmiş Çaresizlik
25 Nisan 2018
BASKIN (SEÇİM)
09 Nisan 2018
BÜYÜK TEHLİKE
02 Nisan 2018
Oligarşinin Tunç Yasası
26 Mart 2018
KORKU EŞİĞİ
19 Mart 2018
Oltanın Ucundaki Solucan…
05 Mart 2018
28 ŞUBAT (İKİNCİ YAZI)
28 Şubat 2018
HESABI SORULAMAYAN 28 ŞUBAT
19 Şubat 2018
DERSHANELERİN KAPATILMASINA DAİR EKONOMİK BİR YORUM...
06 Şubat 2018
FAŞİZM – FANATİZM - 2
30 Ocak 2018
FAŞİZM - FANATİZM…
15 Ocak 2018
Medeniyet Perspektifi
08 Ocak 2018
KÖLELERİN ONURU
01 Ocak 2018
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-7
25 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-6
18 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-5
11 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER - 4
04 Aralık 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER-3
27 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER- 2
20 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN KÖLELER
13 Kasım 2017
SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA…
06 Kasım 2017
Kapitalizmin Yok Etmekte Olduğu Aile
30 Ekim 2017
CUMHURİYETE BİR DE BÖYLE BAKIN…
23 Ekim 2017
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELDİ
02 Ekim 2017
DAHA KÖTÜ SENARYO NE OLABİLİR Kİ…
25 Eylül 2017
15 TEMMUZ BAŞARISIZ MI OLDU
18 Eylül 2017
Bir Lokma Bir Hırka mı?
11 Eylül 2017
VİZYON VE FERASET
30 Ağustos 2017
ARAKAN NERESİ…
14 Ağustos 2017
Cola...
18 Temmuz 2017
Çember Türkiye için Daralıyor mu?
03 Temmuz 2017
BAŞBAĞLAR
20 Haziran 2017
O MU BU MU?
12 Haziran 2017
KUR'AN MÜSLÜMANLIĞI
05 Haziran 2017
ÖLÜM - ORUÇ
29 Mayıs 2017
AKILLI BESLENME...
22 Mayıs 2017
FANATİZM
08 Mayıs 2017
İHTİYAÇLARIMIZ SINIRSIZ MI…
24 Nisan 2017
FAİZ LOBİSİ VE SURİYELİ…
10 Nisan 2017
REFERANDUMDA SAADET PARTİSİ
02 Nisan 2017
VESAYET
27 Mart 2017
ÜÇ AYLAR GİRERKEN
20 Mart 2017
SİYASETTEKİ KAN DAVASI...
13 Mart 2017
İÇİMİZDEKİ BEYİNSİZLER...
27 Şubat 2017
AKADEMİSYEN…
20 Şubat 2017
FETÖ VE İRAN...
13 Şubat 2017
SÖZ KONJONKTÜRE GÖRE DEĞİL "HAKİKAT" OLDUĞU İÇİN SÖYLENMELİDİR
06 Şubat 2017
GÖLGE OYUNLARI
30 Ocak 2017
Bakalım Başkanlık Sisteminde Bir Sorun Var mı?
23 Ocak 2017
BANANE AMERİKADAN...
10 Ocak 2017
İRAN’IN DEĞİŞ(MEY)EN ROLÜ
02 Ocak 2017
ET ÜZERİNDE YAPILAN TAĞŞİŞLER
26 Aralık 2016
PARANTEZ
19 Aralık 2016
Şİİ HİLALİ...
05 Aralık 2016
SAMİMİYET…
28 Kasım 2016
ÖĞRETMENLER GÜNÜ…
21 Kasım 2016
BİR EĞİTİM ELEŞTİRİSİ…
14 Kasım 2016
FAŞİZM MANİFESTOSU
07 Kasım 2016
FİLMİ İZLEDİM
31 Ekim 2016
NÜKLEER ENERJİ TÜRKİYEYE NEDEN GEREKLİDİR?
24 Ekim 2016
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELMEDİ Mİ?
17 Ekim 2016
ADALET BU OLMAMALI...
10 Ekim 2016
ÇÖKEN SIFIR SORUN POLİTİKASI
03 Ekim 2016
DAEŞ…
26 Eylül 2016
BEŞTEN KÜÇÜK OLAN DÜNYA KİME HİZMET EDER
19 Eylül 2016
GÖRECEKSİNİZ ÇOK UZAK OLMAYAN BİR GELECEKTE PKK MARJİNALLEŞECEK
05 Eylül 2016
HALKIN FARKINDA(SIZ)LIĞI
29 Ağustos 2016
CELLADINA ÂŞIK OLAN ÜLKE
22 Ağustos 2016
"AZ GELİŞMİŞ ÜLKELER KENDİ ORDUSUNUNU İŞGALİ ALTINDADIR"
15 Ağustos 2016
GELİYORUM DİYEN TEHLİKE...
19 Temmuz 2016
MÜRTED
27 Nisan 2016
24 NİSAN SOYKIRIM İDDİALARIN DAİR BİR DEĞERLENDİRME
04 Nisan 2016
BİRKAÇ GÖZLEM-4
28 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM-3
21 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM (2)
14 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM…
29 Şubat 2016
BU DA BENİM GÖZÜMDEN 28 ŞUBAT
22 Şubat 2016
DEMOKRASİ- DİN PARADOKSU
08 Şubat 2016
JÜRİSTOKRASİ
01 Şubat 2016
NASIL BİR ÜNİVERSİTE (DEĞİŞİM İHTİYACI)
18 Ocak 2016
TÜRKİYE’NİN NÜKLEER ENERJİ İHTİYACI
04 Ocak 2016
MONŞER DİPLOMASİSİ
21 Aralık 2015
BAŞKANLIK
14 Aralık 2015
RUSYA KRİZİ
02 Kasım 2015
1 KASIM
26 Ekim 2015
MUTLULUK YOLU
19 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKÂT (II)
12 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKAT
21 Eylül 2015
PKK TERÖRÜ VE SEÇİMLER
31 Ağustos 2015
SİVİL DARBE GİRİŞİMİ DERİN KOMPLO
17 Ağustos 2015
KAVRAMSAL YABANCILAŞMA
10 Ağustos 2015
DEMOKRASİ DİNİMİZ OLMAMALI
27 Temmuz 2015
HUKUK GARABETİ
05 Temmuz 2015
BAŞBAĞLAR
22 Haziran 2015
BİR SEÇİMİN ARDINDAN
08 Haziran 2015
SEÇİM ANALİZ
01 Haziran 2015
SEÇİM
18 Mayıs 2015
GENOCIDE-V (HÜKÜMETİN SOYKIRIM AÇIKLAMASI)
05 Mayıs 2015
GENOCIDE-IV (HÜKÜMETİN ÇIKIŞI)
27 Nisan 2015
GENOCIDE-III (GERÇEKTE NE OLDU)
20 Nisan 2015
GENOCIDE II (24 NİSAN)
30 Mart 2015
GENOCIDE (SOYKIRIM)
09 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE IV (YÖNETİŞİM-ÖZERKLİK)
02 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-III (GOVERNANCE-YÖNETİŞİM)
23 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-II (SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA)
16 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE
12 Ocak 2015
B.O.P. (II)
01 Aralık 2014
B.O.P.
24 Kasım 2014
MEDENİYET
18 Kasım 2014
BEDELLİ ASKERLİK
10 Kasım 2014
SENİ BİR TÜRLÜ DOĞRU TANIYAMADIK…
03 Kasım 2014
ETİK ve ERDEM
27 Ekim 2014
APOLİTİK
Haber Yazılımı