Yazı Detayı
23 Mayıs 2020 - Cumartesi 10:22
 
Evrensel Hukuk
Ahmet Yaşar Zengin
ahmetyasarzengin61@gmail.com
 
 

Uzun zamandır görüşemediğimiz arkadaşlarla Eylül 2019’un başında Çanakkale’de bir araya geldik. Hukukun öneminden ve bu gidişle hiçbir zaman hukuk bağımsız olamayacağını dile getirdim. Düşünce itibariyle her zaman ters düştüğüm bir arkadaşım, şeriat yönetimi olsaydı uygulamada aynı hatalar olmayacak mıydı?   Bu konuda arkadaşlarıma anlattıklarımı, sizler ile paylaşmak istiyorum… 

 

Değerli arkadaşlarım, Halife Hz. Ömer’in adaletini örnek göstermek bir ideolojiyi desteklemek olarak algılanmaması gerekir. Hz. Ömer’in adaleti evrensel hukuk anlayışının bir tezahürüdür. Böyle bir adalet ister batıda, ister doğuda, ister Moskova’da olsun önemli değildir. Önemli olan hâkimin kararı evrensel hukuk anlayışına uygun olup olmadığına ve insan haklarının çiğnenip çiğnenmediğine, baskılara boyun eğip eğmediğine bakmalıyız. Örnek 27 Mayıs 1960 ihtilalinde Adnan Menderes Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın, 1971muhtırasında Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan idam edilmesinde, yargının baskı ile karar verdiğini herkes biliyor. 12 Eylül 1980 darbesini hatta 28 Şubatı da örnek verebiliriz.

 

Şeriat yol demektir. Şeriatın anlamını yerinde kullandığımız zaman Suriye Şeriatı, İran Şeriatı, Suudi Arabistan Şeriatı, Alman Şeriatı, Rusya Şeriatı, Fransa Şeriatı, İslâm Şeriatı, Hıristiyan Şeriatı, Amerika Şeriatı, PKK şeriatı gibi anlayışlar karşımıza çıkar. Sizin kastettiğiniz konu zannedersem İslâm Şeriatıdır.

 

 Baskı, güç, unvan ve makam devreye girdiğinde günümüzde olduğu gibi İslâm hukukunu uygulayanlar da bir konuda hem olumlu hem olumsuz karar verir. Burada önemli olan hukukçunun, çok dirayetli, kültürlü, taraf olmadan sebep ve sonuçları değerlendirebilen vasıflara sahip olmasıdır. Evrensel hukuk anlayışını, baskı altında kalmadan algılayabilmesidir. Halife Hz. Ömer’in uygulaması da evrensel hukuk anlayışının ortaya koyan bir örnektir. Aslında Hz. Ömer taraftır. Neyin tarafıdır. Hz. Ömer, İslamin tarafıdır, Kur’an-ın tarafıdır ama Müslüman biri ile gayrı Müslim biri arasında adaletin dağıtımında tarafsızdır. Buna benzer birçok örneği, batıdan da vermek mümkündür.

 

Evrensel hukuk,  bir ideolojinin hukuk anlayışından meydana gelmez. Bütün ülkelerin hukuk ilkeleri, semavi dinlerin hukuk anlayışı, toplumların yaşantıları ve ekonomi yapıları dikkate alınır ve ortak bir hukuk anlayışı oluşturulur. Kanaatimce buna evrensel hukuk denir.

 

Birkaç örnek vermek istiyorum. Yalan söylemek, hırsızlık yapmak, adam kandırmak, zina yapmak, adam dövmek ve öldürmek, insanların malını zorla almak, bireylerin hürriyetlerini yok etmek, haksız kazanç elde etmek, gayri meşru yollardan devleti ele geçirmek gibi davranışları, Kur’an şiddetle reddettiği gibi batı hukuku da reddetmektedir. Söz konusu davranışları, Kur’an Kerim cezalandırıyor diye Batı, anayasasına koymamazlık etmemiştir.

 

Hukuk aslında ekonomi ile bağlantılıdır. Bir ülkenin ekonomisi ne kadar çok güçlü olursa o ülkenin hukuk anlayışı oturmuş olur. Sizin bahsettiğiniz kol kesmek hadisesi de ekonomi ile ilgilidir. İslâm hukukunu çok iyi bilmem ama duyduğum kadarıyla İslâm hukuku şöyle der: “Bir insan hırsızlık yaptıysa ona ceza verilmez. Hırsızlık yapmasının nedeni araştırılır. Eğer maddî imkânsızlıktan dolayı yaptıysa, karnı doyurulur, geçimini sağlayacak bir iş temin edilir. Buna rağmen yine hırsızlık yapıyorsa kolu kesilir”. Zaten hırsıza, iş temin edildiği takdirde hırsızlık ortadan ister istemez kalkacaktır. Burada uygulayıcının bilgisi, kültürü, ileri görüşlülüğü dikkate alınmalı, duygularıyla, baskı ile hareket edip etmediğine bakılmalıdır. Hukukun gayesi, insanları, kötülüklerden caydırmaktır.

 

Uygulayıcı, kötü niyetli ise İslâm hukukunun caydırıcı özelliğini dikkate almaz, hemen hırsızın kolunu keser. Başka bir hukukçu, İslâm hukukunun caydırıcı özelliğini dikkate alırsa kol kesmez. Anlaşılan kol kesme konusunda iki ayrı karar vardır. İşte burada evrensel hukuk anlayışının kabul ettiği hukukun caydırıcı özeliği, zaman zaman, baskı ile güç ile yok edilebiliyor.

 

Hırsıza, iş temin edildikten sonra, hırsız, aynı hatayı tekrar ettiğinde ceza verme anlayışı batı hukukunda da vardır. Bu anlayışın kaynağı İslâm hukukudur deyip hukukun caydırıcı özelliğini göz ardı edersek, olaylara ideolojik bakarız. Doğru olan bir uygulamayı Moskova’dan aldığımızda, Rusya’nın ideolojisi gelir, Kur’an’dan aldığımızda İslâm şeriatı gelir korkusuyla reddedersek evrensel hukuk normlarının çok altına düşmüş oluruz.

 

 Bu nedenle uygulayıcılarda kusur vardır. Daha doğrusu baskı altında kalıp veya taraf olduğu konularda haklılığını ortaya koyabilmek için sistemin yoruma açık olan kısımlarını istediği gibi tefsir eden uygulayıcılarda kusur vardır. Bu uygulayıcı,  ister İslâm, ister Hıristiyan, ister laik olsun fark etmez.

 

Onun için hukukçularımız, taraf olmadan, baskı altına kalmadan, ideolojik düşünmeden, niyet okumadan, evrensel hukuk anlayışına göre hüküm vermelidir. Çünkü adaletin doğru dağıtılmadığı yerde kargaşa, zülüm, haksızlık ve insan haklarına tecavüz vardır. Saygılarımla…

 

 

 

 
Etiketler: Evrensel, Hukuk,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
12 Temmuz 2020
İlhan Kesici ve İBB
07 Temmuz 2020
Çoklu Baro Düzenlemesi
25 Haziran 2020
Muhalefetin, Yine Projesi Yok…
17 Haziran 2020
Türkiye’nin, Libya’da Ne İşi Vardır?
07 Haziran 2020
Yargı Paketi
02 Haziran 2020
Öz Eleştiri
18 Mayıs 2020
Halkın Derdi, Din ve Laiklik Değildir!
11 Mayıs 2020
Darbe ve Tehdit İması
06 Mayıs 2020
Darbeye Hayır!
17 Nisan 2020
ABD, Bağımsızlığını İlan Etmiş…
08 Nisan 2020
Korona Virüs İle Hızlanan Savaş
02 Nisan 2020
Korona Virüs ve Charlotte kuralı
08 Mart 2020
Mağdur Ediliyor Algısı
24 Şubat 2020
“Papalık” Makamı Lağvedilsin! ve “Hristiyan Terörist” İfadesini Kullanalım...
22 Şubat 2020
Seni Yarattım Ya!
12 Şubat 2020
Boğaziçi aşireti ve Bugünkü Bürokratlar
08 Şubat 2020
Üçüncü Hava Limanını Kapatalım (!)
17 Ocak 2020
Arap Baharı Yazı Dizisi (3)
13 Ocak 2020
Arap Baharı Yazı Dizisi (2)
11 Ocak 2020
Tunus Arap Baharı
07 Ocak 2020
ABD öldürdüğü İçin Sevinemedim… Neden?
04 Ocak 2020
Algı Üretenlere Kızmayın, Belgeler ile Olumsuz Algıyı Çürütün
01 Ocak 2020
Sinan Aygün ve Mansur Yavaş Tartışması
30 Aralık 2019
Tank Palet Fabrikasını Doğru Anlayalım!..
27 Aralık 2019
Kanal İstanbul ve Batı
04 Aralık 2019
Kanal İstanbul ve CHP’ye Kumpas…
29 Kasım 2019
Siyasi Bürokratlar, Siyasi Liderlere Eksik Bilgi Veriyor…
14 Ekim 2019
YPG, PKK, DAEŞ ve Siyasal Meşruiyet
16 Eylül 2019
Saray, 'Aba Altından Sopayı Gösterdi'
22 Ağustos 2019
Terör Faaliyetleri Karşısında Demokrasi mi?
10 Temmuz 2019
AK Parti, Kan Kaybetti… Neden?
28 Mayıs 2019
Kushner’in Ekibinde, Türkiye’den Hangi İsimler Yer Alıyor?
18 Mayıs 2019
Reis Dönemini Bitirmek mi?
12 Nisan 2019
Her İki Başkan Adayı, Benim Gönlümde Meşru Başkan Olmayacak…
20 Mart 2019
AK Parti, Sizin Eseriniz Değil Midir?
11 Mart 2019
HDP, Kürt Vatandaşlarımızı Temsil Etmek İstemiyor…
18 Şubat 2019
AK Partinin Medyası Yoktur…
10 Şubat 2019
“Evangelist” ve “Evangelistler”
04 Şubat 2019
Allah, Siyasi Liderlere Sabır Versin…
17 Aralık 2018
AK Partinin Bürokrat Tipi Yerel Yöneticileri
20 Ekim 2018
ABD, CEMAL KAŞIKÇI’YI ÖLDÜRTMÜŞ OLABİLİR Mİ?
09 Ekim 2018
Moskova, Pekin, Ankara ve Tahran Hattı
26 Temmuz 2018
Sayın Milli Eğitim Bakanına;
18 Temmuz 2018
Gezi Olayları, Irak, Bölgesel ve Küresel Dinamikler
27 Haziran 2018
Hoş Geldin Yeni Sistem, Hedefimiz 2071
01 Haziran 2018
DOLAR, NEDEN AMERİKA'NIN PARASI DEĞİLDİR
14 Şubat 2018
Allah'ı Memnun Et, Gerisine Karışma Evladım!
06 Şubat 2018
15 Temmuzdan Sonra Türkiye'nin Ordusunda Komutan Kalmadı (!)
16 Ocak 2018
Araplar, Bizi Arkadan Vurdu…
25 Aralık 2017
Amerika’nın Hegemonya Krizi ve Karşı Hegemonya
20 Aralık 2017
İstanbul’a Sahip Çıkmak ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Barışçıl Kararları
09 Aralık 2017
ABD'nin Kudüs Konusundaki Kararını Kınıyorum
08 Kasım 2017
Dalkavuğun Lidere Baskısı
23 Ekim 2017
İsrail ve ABD’nin Tuzağı, Tuzağı Göremeyen Barzani…
09 Ekim 2017
Dünya, Yeniden Şekilleniyor veya Amerika, Kalp Krizi Geçiriyor…
05 Ekim 2017
Bireysel Özgürlükler
03 Ekim 2017
İnsan Sevdiğine Küser
07 Ağustos 2017
Batı ve Batı Hayranı Boğaziçi aşireti
26 Temmuz 2017
Neden CHP?
16 Temmuz 2017
Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Küçük Esnaflar
12 Temmuz 2017
Adalet Yürüyüşünün Amacı; Terör Örgütlerini Barışçı, Hükümeti Kavgacı Göstermek…
03 Temmuz 2017
Ortadoğu’da ABD’nin Ne İşi Vardır?
24 Nisan 2017
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve CHP
10 Nisan 2017
Okuma Yazma Bilmeyen Dışişleri Bakanı
05 Nisan 2017
Faşist Liderlerin Demokrasi Mazereti (!)
10 Mart 2017
Sayın Başbakanım ve Cumhurbaşkanım,
20 Şubat 2017
Referanduma Bir Adım Kala - 3
11 Şubat 2017
Referanduma Bir Adım Kala – (2)
27 Ocak 2017
Referanduma Bir Adım Kala – (1)
16 Ocak 2017
Galü Beladan Başlama ve Anayasa Değişikliği Teklifi
07 Ocak 2017
Batı’nın Derdi DAEŞ Değildir!
24 Aralık 2016
Birinci Dünya Savaşında Rusya Kışkırtıldı, Osmanlı Savaşa İtildi
07 Aralık 2016
Toplumda İnfial Yaratmak İsteyen Bazı Bürokratlar…
20 Kasım 2016
Donald Trump ve Derin Güçler…
09 Kasım 2016
Suç Duyurusunda Bulunuyorum…
03 Kasım 2016
Başkanlık Hükümeti
19 Ekim 2016
"İnce Eleyip Sık Dokumak"
03 Ekim 2016
Birlik ve Güç
22 Ağustos 2016
Amerika, Gülen’i Verir Ama…
20 Ağustos 2016
“HER ŞERDE BİR HAYIR VARDIR”
30 Temmuz 2016
Devlet “Kılı Kırk Yaran Bir Hassasiyet” Göstermelidir…
17 Temmuz 2016
Cumhurbaşkanı Benimdir!.. Devlet Benimdir!..
23 Haziran 2016
DAMAT FERİT PAŞA – SELADDİN DEMİRTAŞ
07 Mayıs 2016
Turgut Özal, Hilmi Özkök ve Ahmet Davutoğlu
19 Nisan 2016
Terörü, Destekleyenler de BEDEL Ödemelidir!
Haber Yazılımı