Yazı Detayı
13 Nisan 2020 - Pazartesi 09:45
 
DİKTATÖR
Prof. Dr. Kamil GÜNGÖR
gungor72@hotmail.com
 
 

Toplumu yönetme ve yönlendirmenin bir aracı da onlar üzerinde bilmedikleri konularla ilgili korku paranoyası oluşturmak… Ya da kerameti kendinden menkul kutsallar-tabular… Bunlar aslında iktidarın devamını sağlamak için bilindik en kestirme yoldur. Çok eskilerde yoktu belki… O zamanlar ordular bir şekilde karşı karşıya gelir, dost bilinir, düşman bilinirdi… Belki son birkaç yüzyılda, yani zulüm düzeninin üstünlük sağladığı dönemlerde etkinleşti. Geçmişte komünizm, kullanılan böyle bir enstrümandı mesela… Ama geniş halk yığınlarının komünizmin ne olduğuna dair herhangi bir fikri yoktu. Milliyetçisi ayrı, dindarı ayrı, solcusu ayrı gerekçelerle korkutulmuş, sindirilmişti… Sonra komünizm içsel nedenlerle yıkılınca bu oyuncağı kullanamaz oldular.

İrtica bir başka elverişli enstrümandı. Bu paranoyayı uzun süre yaşattılar. Sanal bir düşman… Güya birileri gelecek, insanların yaşam şekline müdahale edecek, onları baskı altına alacaktı… Zavallı Anadolulu anne bu yüzden gururla askere gönderdiği oğlunun yemin törenine bile katılamıyordu. Firavunun bütün çocukları öldürtmesi gibi idi hali… Doğuştan suçsuzdu ama potansiyel suçu nedeniyle bu muameleye maruz bırakılıyordu. 28 Şubatçıların gözü dönmüş 23 milyon olarak hesabettikleri ‘irticacıların’ gerekirse tamamını öldürmekten bahsetmişlerdi (rahmetli Enver Ören’in hatırasından). İş nerdeyse insanlara kılından-kıyafetinden dolayı sokakta müdahale aşamasına gelmişti. (Bu arada rahmetli babamdan duyduğum bir hususu da nakletmek isterim. 1926 doğumlu olan ve 2013’ye dar-ı bekaya yolcu ettiğimiz okuma yazma bilmeyen babam; jandarmanın kadınların çarşaf ya da, şimdikilerden epeyce farklı olan şallarına (asılan şalcı Bacıyı da hatırlatalım bu arada) müdahale edip başından çekip aldıklarını nakletmişti. Hani bize başka şekilde anlatılır ya; ben de hatırlayınca paylaşmak istedim). Sonra irtica paranoyasını işleyenlerin kurdukları düzen 2001’de (krizle) başlarına yıkılınca sihir de sinir de faça da bozuldu. İnsanlar rahat bir nefes aldılar…

Şimdilerde ise korku paranoyası diktatörlük üzerinden pompalanıyor. Bu paranoya sürekli vardı ama, özellikle başkanlık sisteminin aktive edilmesinden sonra panik havasını daha bir güçlü estirmeye başladılar. Geçmiş 15 yılda darbenin de içerisinde yer aldığı yöntemler başarısız olunca, mevcut durumdan rahatsız olan, içerisinde geçmişte nemalanıp şimdilerde kadro dışı kalanların da yer aldığı herkes değerlendirmeye alındı. İlk somut başarılarını da elde ettiler nitekim… İstanbul, Ankara başta olmak üzere, kaybedilen belediyelerle aysberg uç verdi. Bir de falakaya çekilesi içerideki menfaatçiler var elbette… Eğer içerideki sülükler-asalaklar-leş yiyici akbaba ve sırtlanlar ile mezarlık soyguncusu nebbaşlar temizlenmezse bu sefer aysbergin tamamına muhatap olunacak…

Peki diktatörlük irtica gibi tamamen hayali bir şey midir… Değildir elbette Yakın geçmişten örnek istiyorsanız, Stalin diktatördü mesela… Düşmanı Hitler de öyle… Diktatörlerin belirgin özelliği devlet gücünü kullanarak kendilerine muhalif herkesi baskı altına alıp iktidarın devamı, yolsuzlukların örtbas edilmesidir. Peki her kamu gücünün kullanılması aynı anlama mı gelir. Değil tabii ki de… Aradaki nüansı göremeyen ya da görmek istemeyenler onları da diktatör kategorisinde değerlendirir. Venezüella eski lideri Chavez böyleydi mesela… Şimdilerde de Maduro… Oysa Chavez milli kaynakları halkının hizmetine sunmak için ülkesine çöreklenmiş batılı şirketleri ülkesinden kovmuştu… İç işbirlikçiler derhal harekete geçirildi. Türkiye’de de öyle değil mi… 15 Temmuz neydi mesela… Kim adına yapılmak istenmişti… Şimdi kamu gücünün bunlar üzerinde kullanılması diktatörlük müdür yoksa adalet mi…

En bilindik diktatörlerden (!) birisi de Uganda eski devlet başkanı İdi Amin’di… Öyle bir propaganda yapılmıştı ki; bütün dünya İdi Amin’in insan eti yiyerek beslendiğine, yani yamyam olduğuna inandırılmıştı. Oysa asıl neden İsrail karşıtı politikaları ve batılıları ülkesinden çıkarılması idi.

Küçük bir hatıra: Cidde’de uluslararası bir toplantıda bizim diplomatlar İdi Amin’le karşılaşırlar. Kendisine neden insan eti yediği ve insan kanı içtiğini sorma gafletinde bulunurlar. O da ortamı yumuşatmak için sipariş ettirdiği Türk kahvesi eşliğinde bir soru ile başlar söze; ‘niçin siz Kıbrıs’ta çocukları, ihtiyar kadınları, dozerlerle açtığınız çukurlara canlı canlı gömdünüz?’ Bunun üzerine hiddetlenen Türk diplomat; yalan Efendim, onları Rumlar yaptı diye tepki gösterir. İdi Aminin verdiği cevap bizim diplomatları özür dilemek zorunda bırakır: Benim ülkemden çıkan her haber; önce Londra’ya gider, orada şekillenir ve sonra size gelirdi. Sizinle ilgili haberler de önce İsrail’e, oradan İsviçre’ye gider; orada istenen şekil verilince sonra bize gelirdi… Ve bu, halen öyledir”. Evet, gerçekten de halen öyle…

Küçük bir bilgi de benden… Yakın zamanda yurt dışına (Birleşik Krallık) Erasmus eğitimi için giden bir yakınım; pratik İngilizce hocasının cumhurbaşkanımızdan her bahsettiğinde ‘Diktatör Erdoğan’ diye söze başladığı bilgisini vermişti.

Bir şey daha farkettim bu süreçte; dikkat ederseniz kamu menfaati için yürütme organı çeşitli regulatif önlemler alıyor. Bu kararlar alınırken daha önce isimlerini kamuoyunun bilmediği alanında uzman kişilerden oluşan bilim kurulunun tavsiyeleri esas alınıyor. İşi ehline bırakmışsanız ne olur ki, sizi sınırlandırsa... Hayat tecrübesi olmayan bir delikanlı isabetli karar verebilir mi hiç... Anne-babası onu sınırlandırması dikta mıdır... Onun göremediği sebeplere binaen...

Bu ezber de bozulacak inşallah… Ve tılsımlı kavramların bir balon olduğu anlaşılacak...

 
Etiketler: DİKTATÖR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
21 Eylül 2020
Muhalefet mi Hakikat mi
14 Eylül 2020
KÜRESEL - KÜLTÜREL SOYKIRIM
24 Ağustos 2020
GÜÇLÜ KADIN
04 Ağustos 2020
Ateizme Giden Yol
27 Temmuz 2020
AJAN...
06 Temmuz 2020
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
29 Haziran 2020
KURBAN
22 Haziran 2020
AYASOFYA-II
15 Haziran 2020
AYASOFYA
08 Haziran 2020
VEFA…
01 Haziran 2020
ŞARTLANMIŞLIK
18 Mayıs 2020
VAH Kİ NE VAH...
11 Mayıs 2020
KRİZ FIRSATÇISI FETÖCÜLER
04 Mayıs 2020
DİNAMİT...
27 Nisan 2020
CİNSEL İSTİSMARCILAR
06 Nisan 2020
DIŞ GÜÇLER
30 Mart 2020
PUSUDAKİ ULUSALCILIK
23 Mart 2020
SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI…
16 Mart 2020
BU DÜŞÜŞ NEREYE…
09 Mart 2020
SOYGUN (28 ŞUBAT) SÜRECİ
02 Mart 2020
SURİYE KRİZİ ÜZERİNE...
24 Şubat 2020
TEK ADAM…
17 Şubat 2020
KANGREN…
10 Şubat 2020
TELKİN…
03 Şubat 2020
VİRÜS
28 Ocak 2020
DEVLET AKLI
20 Ocak 2020
OTO...
13 Ocak 2020
KATİLİNE AŞIK OLMAK
06 Ocak 2020
FİTNE ATEŞİ VE BENZİN
30 Aralık 2019
BÜROKRATİK OLİGARŞİ
16 Aralık 2019
GÖNÜL COĞRAFYASININ GÜCÜ
09 Aralık 2019
MASUMİYET Mİ ZAAFİYET Mİ…
01 Aralık 2019
POLİTİK BAKIŞTAKİ SAKATLIK
25 Kasım 2019
YERLİ VE MİLLİ DURUŞ
18 Kasım 2019
BÜYÜK YANILGI
11 Kasım 2019
ZUHURAT...
04 Kasım 2019
ÖZGÜRLÜK YA DA HUZUR
21 Ekim 2019
ZOR OYUNU BOZAR MI
14 Ekim 2019
SESSİZ ÇIĞLIK
07 Ekim 2019
‘OKU’MA…
01 Ekim 2019
Haraç mı Azaldı Yoksa Bağımsızlık mı Arttı
23 Eylül 2019
PAYLAŞMANIN GÜCÜ
09 Eylül 2019
KÜRESEL DÜŞÜN, YEREL ÇÖZ
19 Ağustos 2019
Mücahitlikten ‘Müsaitliğe’ Giden Yol
29 Temmuz 2019
BAŞKALARININ ACISI
22 Temmuz 2019
BATI(L) MEDENİYET(İ)…
08 Temmuz 2019
KADIN ERKEĞE EŞİT Mİ OLMALI…
01 Temmuz 2019
MURSİ…
17 Haziran 2019
K.A.D.E.M.
10 Haziran 2019
İTİBAR SUİKASTI
20 Mayıs 2019
SEFERE TALİP OLMAK
13 Mayıs 2019
BÜYÜK YANILGI
08 Mayıs 2019
ÖFKE
29 Nisan 2019
SEFER…
15 Nisan 2019
SIĞ DÜŞÜNCE
08 Nisan 2019
ŞAH-MAT
01 Nisan 2019
‘OLAN’DAKİ HAYIR
25 Mart 2019
BEKAA
29 Ekim 2018
EĞİTİMDE ALGI YANILMASI
22 Ekim 2018
YUMUŞAK GÜÇ (GÖNÜL COĞRAFYAMIZ)
15 Ekim 2018
AJAN RAHİP
08 Ekim 2018
McKinsey
01 Ekim 2018
YERLİ-MİLLİ
24 Eylül 2018
KRİZ Mİ DEĞİL Mİ
17 Eylül 2018
YAHUDİLER (Küresel Haydut)
10 Eylül 2018
YAHUDİLER (Biz Bitti Demeden Bitmez)
27 Ağustos 2018
Yahudi Yerleşimciler-2
11 Ağustos 2018
DOLARIN ATEŞİ
30 Temmuz 2018
Yahudi Yerleşimciler
23 Temmuz 2018
YAMAN ÇELİŞKİ
16 Temmuz 2018
AHTAPOT
11 Haziran 2018
ALTI DEĞER
03 Haziran 2018
BÜYÜK ÜLKE REFLEKSİ
21 Mayıs 2018
SİYASET Mİ POLİTİKA MI?
15 Mayıs 2018
Piramit Medeniyeti
07 Mayıs 2018
ZOR ZAMANDA KONUŞMAK
30 Nisan 2018
Öğrenilmiş-Öğretilmiş Çaresizlik
25 Nisan 2018
BASKIN (SEÇİM)
09 Nisan 2018
BÜYÜK TEHLİKE
02 Nisan 2018
Oligarşinin Tunç Yasası
26 Mart 2018
KORKU EŞİĞİ
19 Mart 2018
Oltanın Ucundaki Solucan…
05 Mart 2018
28 ŞUBAT (İKİNCİ YAZI)
28 Şubat 2018
HESABI SORULAMAYAN 28 ŞUBAT
19 Şubat 2018
DERSHANELERİN KAPATILMASINA DAİR EKONOMİK BİR YORUM...
06 Şubat 2018
FAŞİZM – FANATİZM - 2
30 Ocak 2018
FAŞİZM - FANATİZM…
15 Ocak 2018
Medeniyet Perspektifi
08 Ocak 2018
KÖLELERİN ONURU
01 Ocak 2018
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-7
25 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-6
18 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-5
11 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER - 4
04 Aralık 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER-3
27 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER- 2
20 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN KÖLELER
13 Kasım 2017
SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA…
06 Kasım 2017
Kapitalizmin Yok Etmekte Olduğu Aile
30 Ekim 2017
CUMHURİYETE BİR DE BÖYLE BAKIN…
23 Ekim 2017
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELDİ
02 Ekim 2017
DAHA KÖTÜ SENARYO NE OLABİLİR Kİ…
25 Eylül 2017
15 TEMMUZ BAŞARISIZ MI OLDU
18 Eylül 2017
Bir Lokma Bir Hırka mı?
11 Eylül 2017
VİZYON VE FERASET
30 Ağustos 2017
ARAKAN NERESİ…
14 Ağustos 2017
Cola...
18 Temmuz 2017
Çember Türkiye için Daralıyor mu?
03 Temmuz 2017
BAŞBAĞLAR
20 Haziran 2017
O MU BU MU?
12 Haziran 2017
KUR'AN MÜSLÜMANLIĞI
05 Haziran 2017
ÖLÜM - ORUÇ
29 Mayıs 2017
AKILLI BESLENME...
22 Mayıs 2017
FANATİZM
08 Mayıs 2017
İHTİYAÇLARIMIZ SINIRSIZ MI…
24 Nisan 2017
FAİZ LOBİSİ VE SURİYELİ…
10 Nisan 2017
REFERANDUMDA SAADET PARTİSİ
02 Nisan 2017
VESAYET
27 Mart 2017
ÜÇ AYLAR GİRERKEN
20 Mart 2017
SİYASETTEKİ KAN DAVASI...
13 Mart 2017
İÇİMİZDEKİ BEYİNSİZLER...
27 Şubat 2017
AKADEMİSYEN…
20 Şubat 2017
FETÖ VE İRAN...
13 Şubat 2017
SÖZ KONJONKTÜRE GÖRE DEĞİL "HAKİKAT" OLDUĞU İÇİN SÖYLENMELİDİR
06 Şubat 2017
GÖLGE OYUNLARI
30 Ocak 2017
Bakalım Başkanlık Sisteminde Bir Sorun Var mı?
23 Ocak 2017
BANANE AMERİKADAN...
10 Ocak 2017
İRAN’IN DEĞİŞ(MEY)EN ROLÜ
02 Ocak 2017
ET ÜZERİNDE YAPILAN TAĞŞİŞLER
26 Aralık 2016
PARANTEZ
19 Aralık 2016
Şİİ HİLALİ...
05 Aralık 2016
SAMİMİYET…
28 Kasım 2016
ÖĞRETMENLER GÜNÜ…
21 Kasım 2016
BİR EĞİTİM ELEŞTİRİSİ…
14 Kasım 2016
FAŞİZM MANİFESTOSU
07 Kasım 2016
FİLMİ İZLEDİM
31 Ekim 2016
NÜKLEER ENERJİ TÜRKİYEYE NEDEN GEREKLİDİR?
24 Ekim 2016
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELMEDİ Mİ?
17 Ekim 2016
ADALET BU OLMAMALI...
10 Ekim 2016
ÇÖKEN SIFIR SORUN POLİTİKASI
03 Ekim 2016
DAEŞ…
26 Eylül 2016
BEŞTEN KÜÇÜK OLAN DÜNYA KİME HİZMET EDER
19 Eylül 2016
GÖRECEKSİNİZ ÇOK UZAK OLMAYAN BİR GELECEKTE PKK MARJİNALLEŞECEK
05 Eylül 2016
HALKIN FARKINDA(SIZ)LIĞI
29 Ağustos 2016
CELLADINA ÂŞIK OLAN ÜLKE
22 Ağustos 2016
"AZ GELİŞMİŞ ÜLKELER KENDİ ORDUSUNUNU İŞGALİ ALTINDADIR"
15 Ağustos 2016
GELİYORUM DİYEN TEHLİKE...
19 Temmuz 2016
MÜRTED
27 Nisan 2016
24 NİSAN SOYKIRIM İDDİALARIN DAİR BİR DEĞERLENDİRME
04 Nisan 2016
BİRKAÇ GÖZLEM-4
28 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM-3
21 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM (2)
14 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM…
29 Şubat 2016
BU DA BENİM GÖZÜMDEN 28 ŞUBAT
22 Şubat 2016
DEMOKRASİ- DİN PARADOKSU
08 Şubat 2016
JÜRİSTOKRASİ
01 Şubat 2016
NASIL BİR ÜNİVERSİTE (DEĞİŞİM İHTİYACI)
18 Ocak 2016
TÜRKİYE’NİN NÜKLEER ENERJİ İHTİYACI
04 Ocak 2016
MONŞER DİPLOMASİSİ
21 Aralık 2015
BAŞKANLIK
14 Aralık 2015
RUSYA KRİZİ
02 Kasım 2015
1 KASIM
26 Ekim 2015
MUTLULUK YOLU
19 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKÂT (II)
12 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKAT
21 Eylül 2015
PKK TERÖRÜ VE SEÇİMLER
31 Ağustos 2015
SİVİL DARBE GİRİŞİMİ DERİN KOMPLO
17 Ağustos 2015
KAVRAMSAL YABANCILAŞMA
10 Ağustos 2015
DEMOKRASİ DİNİMİZ OLMAMALI
27 Temmuz 2015
HUKUK GARABETİ
05 Temmuz 2015
BAŞBAĞLAR
22 Haziran 2015
BİR SEÇİMİN ARDINDAN
08 Haziran 2015
SEÇİM ANALİZ
01 Haziran 2015
SEÇİM
18 Mayıs 2015
GENOCIDE-V (HÜKÜMETİN SOYKIRIM AÇIKLAMASI)
05 Mayıs 2015
GENOCIDE-IV (HÜKÜMETİN ÇIKIŞI)
27 Nisan 2015
GENOCIDE-III (GERÇEKTE NE OLDU)
20 Nisan 2015
GENOCIDE II (24 NİSAN)
30 Mart 2015
GENOCIDE (SOYKIRIM)
09 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE IV (YÖNETİŞİM-ÖZERKLİK)
02 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-III (GOVERNANCE-YÖNETİŞİM)
23 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-II (SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA)
16 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE
12 Ocak 2015
B.O.P. (II)
01 Aralık 2014
B.O.P.
24 Kasım 2014
MEDENİYET
18 Kasım 2014
BEDELLİ ASKERLİK
10 Kasım 2014
SENİ BİR TÜRLÜ DOĞRU TANIYAMADIK…
03 Kasım 2014
ETİK ve ERDEM
27 Ekim 2014
APOLİTİK
Haber Yazılımı