Yazı Detayı
18 Eylül 2020 - Cuma 16:30
 
AT İZİ İT İZİNE KARIŞTIYSA VAY HALİMİZE
Muhittin ÖZÇELİK
muhittinozcelk@hotmail.com
 
 

Ülke tarihine baktığımızda en yakın hangi zamanda bu sokaklar şahit olmuştu “at izinin it izi gibi gözükebildiğine”.

Bu topraklar ne karanlık günleri aydınlık günlere çevirdi, nice baronların hayallerini kötü emellerini başlarına yıktı saymakla bitmeyecektir biliriz hepimiz.

 

Öyle ya bu topraklar da doğup büyüdük bahçeden kaç yılan geçti sokaktan kaç tane it geldi geçti bizlerden daha iyi kim bilebilir ki?

Dünya üzerinde ilk ata binen kavim biz Türklerdir. Ayrıca bilinmelidir ki At özünde vahşi bir hayvan iken ilk kez ehlileştiren yine biz Türklerdir. Atlar Türk tarihi için böylesine ilkler sahnesinde yer almasından sebeptir ki belki de at izini bizden Anadolu halkından daha iyi tanıyan yoktur.

Ancak bugün ülkemizde ne garip şeyler dönmektedir ki en iyi bildiğimiz at izine dahi yabancı kalmışız.

 

Çakalın kokusu, itin ayak izi olduğu yerde bizlere at izi gibi anlatılırken bizler kabul eder olmuşuz.

Kendi çıkarlarımız menfaatlerimiz uğruna mı çakalın kokusunu duymazlıktan itin ayak izini görmezlikten gelir olduk bilinmez amaa şu bilinmelidir ki Türkiye tarihinde bu ülkenin özüne, toprağına, suyuna düşman olan hiçbir baron hiçbir kral kazanamamıştır.

Bu kadar, kızım sana söylüyorum gelinim sen anla taktiği yeterli olacaktır ki daha açıktan kartlar ile birkaç cümle kurayım.

 

Birileri tarafından seçilmiş demokrasi savunucusu gibi gösterilse de hakikat milyonların tersini söylemesi ile döner mi yoldan terörist daima teröristtir, katil daima katildir.

Geçtiğimiz günlerde terör örgütü PKK propagandası yapmaktan tutuklanmış olan Selahattin Demirtaş’ın, “dışarıda olsaydım bir sabah Başak ile birlikte Meral hanımın kapısını çalar ve kahvaltıya geldik derdim” sözlerini kullandı.

Bir itin izinden başka ne izi olabilirdi ki bu? Ancak bundan daha vahim olan kısım Meral hanımın vermiş olduğu cevaptı. Bilmez miydi ki Meral Hanım at izinin it izi ile karıştırılmaması gerektiğini?

 

Ya da bir başka örnekle ile geçtiğimiz aylarda CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, PM Toplantısı'nın açılışında yaptığı konuşmada terör suçundan tutuklu Selahattin Demirtaş’ın hakkını savunmaya çalışarak iktidara karşı “Haksız yere içeride tutulanlar içeride kaldıkları süreyi göğüslerinde hep bir şeref madalyası olarak taşıyacaklardır” sözlerini kullandı.

Bizler yine merak ederek en iyi niyetimizle düşündük sahi Kemal Bey at izinin neye benzediğini bilmeyecek bir yaşam mı sürdü? Yoksa kendi menfaati uğruna bildiğini söylemekten bilmemezlikten mi geldi?

 

Çok daha yakın vakte gelelim daha dün akşam katıldığı bir TV programında Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ise sunucu tarafından Abdullah Öcalan’dan aldığınız çiçek için pişman mısınız? Sorusuna “Hayır pişman değilim. Ben kişilikli, karakterli bir insanım. Böyle şeylerden korkmam benim aleyhime bütün dünya, 7 milyar insan twit atsa, ben yine o çiçeği alırım” cevabını verdi.

Sayın Perinçek siz bilmez misiniz bu ülkede PKK’nın döktüğü her kana Abdullah Öcalan’ın size çiçeği uzatmış olduğu parmaklarının bulaştığını nasıl olur da bu talihsiz açıklamayı Vatan Partisi gibi isminde Vatan geçen bir partinin genel başkanı iken telaffuz edebilir siniz?

 

Muhalefet cephesinde tüm bu havadisler yaşanırken peki iktidar cephesi…

Tayyip Beyin daha önce telaffuz etmiş olduğu “metal yorgunluğu olanlar bıraksın” cümlesinde henüz bir sonuç alınabilmiş değil.  Sokakta vatandaş iktidar partisi deyince aklına ilk gelen 3,5 isim oluyor harici kimi vatandaş isim dahi bilmiyor. Koltuğuna oturmuş sahip olduğu makama bir damla fayda vermeyen, köşede sinen etliye sütlüye karışmayan bedavadan maaş alan bürokratlar bu halka hizmet için okyanusta da bir damla olabilmek, yangına bir damla su taşıyan karınca olabilmek için neyi beklemektedirler?

Ülkede bu örnekleri daha da sokağa yaymak ne yazık ki öyle kolay hale geldi ki vay halimize…

 

Toplumun ışığı olmaya mecbur sanatçı sıfatı ile tabir ettiğimiz insanlar dahi kendi menfaatleri uğruna karanlık olduğunu bildikleri halde aydınlık olduğu savunuculuğuna bürünmüşlerdir.

Kimisi yeri geliyor ülkenin ezanından rahatsızlık duyduğunu, Kurban Bayramların katliam olduğunu dillendiriyor, kimisi ise bir dönem Yeşilçam dizilerinde bu halk için oynarken bugünlerde HDP’ye olan desteğini en açık savunuculuğunu yapmayı doğru buluyor.

 

Şahsi dileğimdir ki ülkemizin içinde dönen bunca ihanet oyunlarına koskoca Çin sarayını 7 kişi ile basan Kürşat misali kimsenin oyuncağı olmadan bir tek bu ülkenin menfaatini düşünerek toplum olarak haykırmamız bir bütün olmamızdır.

Kurdun kuzu postu giyerek sokaklarda gezdiği bugünlerde bu yazımı bir siyasi tarafı gözetmek uğruna asla yazmadığımı ifade ederek haykırmak istiyorum, kim ki kendi menfaatleri uğruna bu ülkeye bir ağaç dikme imkanı olduğu halde ateş yakmayı tercih eder ise kim ki vatan millet gibi halkın duygularını istismar ederek kurt iken kuzu gibi görünmeye çalışırsa hem bu cihanda hem diğer cihanda Allah kahkar adıyla kahr-u perişan eylesin. (AMİN)

 
Etiketler: AT, İZİ, İT, İZİNE, KARIŞTIYSA, VAY, HALİMİZE,
Yorumlar
Haber Yazılımı